16 Ekim 2017 Pazartesi

Çocuk ve Güvercinler


Küçüktüm. Güvercinler de.
Büyüdüm, güvercinlerle.
Grileri severdim. Güvercinleri de.
Şarkı dinlerdim. Güvercinler kurulurdu baş köşeme.
Bir gün küstüm kendime. Güvercinlerde takla atmayı unuttu.
Ben ağladım halime.
Güvercinler ağladı, beceriksizliğine.
Çocuk ağladı, şarkılarının tükendiğine.
Söylendim ilk önce kendi kendime.
Güvercinler söyleştiler.
Çocuk umutsuzluğa kapıldı.
Gökyüzü gergindi, grilerini saldı.
Bulut sislerle kaplandı.
Çocuk ağlıyor, güvercin şarkı söylüyordu.
Seslendim.
Umut yüklendim.
Çocukla dertleştim.
Ağlama çocuk, gökyüzünü kaplayan sisli bulutlara
Biz de pembeleri göreceğiz diye umutlanırdık.
Bizim de şarkılarımız aynıydı, yüreğimize işleyeni severdik.
Diyeceğim o ki sana, umutsuzluğa kapılma,
Gökyüzü grileşince yağmur yağacağını biliyorsan,
Yağmurdan sonra da gök kuşağını bekle.
Çocuk sustu.
Güvercin taklalarını yarıştırdı.
Umut yanıma yanaştı.
Gökyüzü pembeye boyandı.


12 Ekim 2017 Perşembe

Çalıştaylar Blog Yazarlığına Ses Getirecek


Daha önce iki kez yapılan blog çalıştayının üçüncü kez yapılacağını blogdaşımız MAVİANNE’nin,  “e-vren günlüğü” ile yaptığı röportaj yazısından öğrendim.

 17​ ​Kasım​ ​2017 tarihinde,​ Kadir Has Üniversitesinin  ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 3.  ​Blog  Yazarları Çalıştayı’nın gündeminde, blog yazarlığının sorunları, blogların geniş kitlelere duyurulması, blog yazarlığının Sosyal Medya üzerindeki etkileri gibi birçok konu irdelenecek.

Blog yazarlarının hak ettiği yeri edinmesi amacıyla yapılan tüm düzenlemeleri blog arkadaşlarım gibi bende destekliyorum. Daha önce yapılan iki çalıştay gibi bu çalıştayda İstanbul’da düzenleniyor. Bu yılki çalıştayın Yeni Medya Bölümü aracılığıyla yapılması bir ilk. Akademik düzeyde yapılacak çalıştaya medya bölümünün katılması, blog yazarlığının sosyal medyada daha fazla tanınacağı, geniş kitlelere ulaşacağı hususunda umut verecek nitelikte.

9 Ekim 2017 Pazartesi

Aganta Burina Burinata!

Merhaba, doğa severler ve deniz aşıkları.
Merhaba, Halikarnas Balıkçısı.
Nezdinde içten bir merhabayı da Bodrum hak ediyor kanımca.


Hani bazı kentler mekanlarıyla yaşar. 
Bazılarını da şair ve yazarları yaşatır. 
Bodrum denildiğinde akla Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın gelmesi tesadüfi değildir. 
Nam-ı diğer Halikarnas Balıkçısı.

7 Ekim 2017 Cumartesi

Ağır Yaşamlar’ın derin sancıları


Kimin neler yaşadığı birazda bünyesiyle alakalı. Büyük acıları sindirenler olduğu gibi küçük acıların yenilgisiyle varlığından bile bihaber yaşayanlarda var çünkü. Buradaki Ağır Yaşamlar duygusal dünya ve  bedensel görünümle alakalı. Aslında ikisi de birbiriyle öyle ilintili ki.

5 Ekim 2017 Perşembe

Mutluluk

Mutluluk dedim içimden ne olabilir ki
Yeni doğan canlının ilk kalp atışında
Renk renk çiçeğin açışında
İlk yağan karda hatta sağanak yağmurda
Kıpır kıpır oluruz ya
İşte budur mutluluk

30 Eylül 2017 Cumartesi

Eylül misali


Hazan değdi tenime
Sarardı tüm yapraklar
Güze dönüktü mevsim
Baharın son demiydi yaşlanan

25 Eylül 2017 Pazartesi

Gerçeğe vuslat


Zaman durağan seyrinden şaşmadan bir ileri bir geri yaşanırken incinir, kırılırız gözle görülür sebep bile yokken.  Hayatın akışına sitemdir, bir baş kaldırıştır belki de isyanımız. Hatırlamak isteriz, hatırlanmaya kılıf biçerken.  Mutsuzluk dolanınca kanımızda duygularımız da benliğimize dolanır. Şatafat gergef gergef işlenir yüzeysel varlığımızda. Mış gibidir her şey varlığımız bile, dokunulduğunda basıncının içinde veryansın eden balon gibi. Ummadığımız bir zamanda, umulmayan bir kişinin beklenmedik söz veya davranışlarına mıhlanırız adeta.