9 Haziran 2019 Pazar

Ağaçların Gizli Yaşamı

Haziran 09, 2019 2 Comments
Ağaçların Gizli Yaşamı, bir ormancının gözlemlerinden yola çıkarak aktarılmış bir kitap. Ağaçlar ile insanlar arasındaki  iletişimi gözler önüne sererken, doğaya saygı Peter Wohlleben'in kaleminden ustaca dile gelmiş.  Bu kitap bilimsel verilere dayanarak yazılmış bir kitaptan öte gözlem ve tecrübe esasına dayanarak, Orman Müdürlüğündeki görevi sona erdikten sonra ağaçların gizli yaşamı ile iç içe olan Peter Wohlleben'in bilgi ve deneyiminin yanı sıra doğaya olan hürmetkar tutumunu da yansıtmış.

21 Aralık 2018 Cuma

Hayatın Işıkları Yanınca

Aralık 21, 2018 24 Comments

'Kayıp Gül' adlı romanıyla edebiyat dünyasına hızlı bir giriş yapan Serdar Özkan, adından büyük ölçüde söz ettirirken, 'Kayıp Gül'ün baskıları yaklaşık 50 ülkenin raflarında yerini aldı. 43 dile çevirisi yapılırken, hakkında yazılanlardan bir kısmı yazarın 2. kitabı olan "Hayatın Işıkları Yanınca" romanında şu şekilde açıklanır:

2 Aralık 2018 Pazar

Anlaşılmamak Çözümsüzlüktür

Aralık 02, 2018 20 Comments

Anlaşılmamak, derdini anlatmak isteyenlerin ortak sorunudur. Dinleyenin olmadığı veya üstün körü geçiştirilen bir dinlencede bezginliğe düşer anlatıcı. Sonrası ya ebedi suskunlukla ya da kabuğuna çekilmekle sonuçlanır.

Anlaşılmamak kadar yanlış anlaşılmak da yüktür. Hatta anlaşılamamış olmaktan daha kötüdür.  Anlatımda tekrara düşmek, gereksiz düzeltmelerle bir şeylerin ispatına kalkmak bazen bir çuval inciri berbat etmekle sonuçlanır. Anlaşılmanın temelinde güven duygusu ve saygı yatar.  Kişilerin fikirlerine saygı duyuluyorsa, o fikirler dinleyene fersah fersah uzak gelse de sırf dinleyenin insani vasfına hürmeten, gerçek anlamda dinlenir.  

Anlatım ne denli güçlü olursa olsun, karşıdaki dinlemeye gönüllü değilse, duydukları onu ilgilendirmiyorsa, tek yanlı bir etkileşim söz konusudur. Anlaşıldığın takdirde çözüm üretmek kolaylaşır. Anlayarak değer verdiğin insanın dünyasına girmek, onun ihtiyaç ve eğilimlerini görmek açısından kısa ve etkili bir yoldur.

Engellilerin en büyük sorunu, anlaşılamamaktan kaynaklanır

Dinlemeye vakit ayırmadığımız zamanlarda çözümsüzlük üretiriz. Bugün bizlerin en büyük sorunu, anlaşılamamak ya da yanlış anlaşılmaktır. Sosyal yaşam engellilere kapılarını aralamazken, fikirlerine başvurulmadan tamamlanan yapılar, ihtiyaçlar nispetinde tekrarlanan güncellemeleriyle yap-boz oyununun parçası gibidir. Bu durum hem vakit kaybı hem de maddi ve manevi israftır. Kaldı ki ihtiyaçlarına cevap vermeyen mekânların varlığı engellilerin nazarında, yoklukla açıklanabilir.

Sadece mekân ve fiziki düzenlemelerde mi açığa çıkar anlaşılamamak? Kuşkusuz ki hayır. İnsani ilişkilerde de bu durum önem taşır.  İnsanlara görmek istediğimiz gibi değil, olması gerektiği gibi yani insani ölçütlerle bakarsak, ihtiyaç ve arzularını objektif şekilde değerlendirirsek sorunlar basit bir şekilde hallolur.

Diğerini ötekileştirerek çözüm üretilmez

Anlayamadığımız, anlamak için çaba göstermediğimiz, gerek fiziki gerekse diğer farklılıklarıyla bizden ayrı olarak tanımladıklarımız; düşüncelerimizde, eylemlerimizde ötekileştirdiklerimizle aynı yaşamı paylaşmamız gün geçtikçe zorlaşır.  Bu sığ ve anlamsız düşünce insan ilişkilerine vurulan en büyük kettir.

Etten ve kemikten ibaret, duygularıyla anlam kazanan insanları ne şekilde olursa olsun ayırmak, anlaşılmamayı körükler.  




















Engelliler, yaşamın anlaşılmaya uzak tarafında olduğu müddetçe çözümsüzlük beklenen bir sonuçtur

Engelli arkadaşlarımın çoğu, gerek fiziki düzenlemelerin yetersizliğinden gerekse ekonomik ve sosyal koşulların eksikliğinden dolayı, okula gitmek bir yana okuma yazma dahi bilmemektedir. Bu durum engellileri içine kapanmaya sevk eden önemli bir olgudur.

Velev ki toplum karşısına çıksınlar, yaşamlarındaki bazı eksiklikler görülmeye başlar. Kendilerinden kaynaklanmayan sıkıntılarını, zor koşullar altında göğüslemelerine nazaran toplum tarafından da olduğu gibi kabul edilmezler. Buradaki kıyas ve ölçek, çoğunluğa tabi tutuldukça engellileri dört duvar arasına kapatmak içten bile değildir. Hal bu ki çözüm, bakmak ve görmekle alakalıdır. Alıcı gözlerle bakıp, gönül gözüyle görüldüğü vakit görünenler engel olmaktan çıkmıştır aslında.

Kendine yapılmamasını istediğin şeyleri başkalarına da yapmadığın müddetçe insansın!  

Fiziki yapılarımızın oluşumu birbirine benzese de bizi farklı kılan duygularımız ve davranış şekillerimizdir. Aksi mümkün olmadığı müddetçe, genel geçer davranış kalıpları toplumda yaşayan herkes için benzerlik gösterir.

Bir arada yaşarken, gerek bedenlerimizin gerekse davranış kalıplarımızın, kişiliğimizi oluşturan değerlerimizin korunması zaruridir. Kişinin özeli, mahremiyetinin sınırlarını da belirler. Ne yazık ki engellilerin karşılaştığı sorunlardan en büyüğü, özelini hiçe sayarak kişilik haklarına yapılan çirkin saldırıdır. Herkesin mahremiyeti kendi kurallarıyla/sınırlarıyla şekillenip, toplumun genel kurallarıyla özdeşleştiği müddetçe gereklidir de. Her ne suretle olursa olsun, kendine yapılmasını istemediği şeyleri başkalarına uygulamakta sakınca görmeyenlerin davranışları insani olamaz.  

Sorunsuz bir hayat nasıl mümkün değilse, çözümsüzlükte, sorunların büyümesine neden olur. Huzurlu bir yaşam istiyorsak, yaşamı anlaşılır hale getirmeliyiz. Anlamak ve anlaşılmak için gereken zamanımız olduğu müddetçe, geriye ne kalır ki? Kayda değer yaşamı anlamlandıran insan olduğuna göre, denemeye değer diyorum.



👉İyi Okumalar👈





Etiket: Anlatmak, uzak, ihtiyaç, engelli, davranış, fiziki, çözüm, özel, okuma, toplum
Fotoğraf: Google alıntı

18 Kasım 2018 Pazar

19 Mayıs 2018 Cumartesi

Japon Felsefesinin Özü - İkigai

Mayıs 19, 2018 10 Comments

Bir kara bulut korkunç yüzüyle çöreklenir üzerlerine. Ne olduğunu anlamaya vakit dahi bulamadan Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombaları Japonların üzerine karabasan gibi düşer. Her şey bir anda yok olur, nice kayıpların ardından.

Düştükten sonra kalkmasını becerebilmek cesurların işidir. Nedeni sorgularken, nasıllara kafa yormak, zor günlerinde kenetlenebilmek, yaşanmışlıkların arasına yeniden ayağa kalkmayı da eklemek kolay iş değildir. "Yaşamak için nedeni olan herkes, her türlü nasıla katlanır." Der, Nietzche. O neden her şeyden önemlidir zira.

10 Mayıs 2018 Perşembe

Yaşam Fark Ettikçe Zenginleşir

Mayıs 10, 2018 6 Comments

Yaşam paylaştıkça güzelleşir ve cömertliği kadar da büyür. Birilerinin yanımızda olduğunu bilmek, onun dünyasında yer edinmek büyük bir iştir. Sevmek, sevilmek, başkalarının başarılarına, yaşamındaki güzelliklere saygı duymak, gerektiği yerde yardım edebilmek, yaşamlarındaki zorlukları hafifletebilmek cömertliktir de aynı zamanda.

2 Mart 2018 Cuma

Bu sitede yer alan yazıların tamamı, dilimkalemim.blogspot.com’un yazarı Mukaddes’çe Konuşan Satırlar’a aittir. Yazılarımın ve şahsıma ait görsellerin izinsiz olarak kopyalanması ya da kaynak gösterilmeden alıntı yapılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur. Aksine hareket edildiği takdirde, yasal işlem başlatılacaktır.