30 Kasım 2015 Pazartesi

Bahçıvanın hüznü


Evrenimizde çölleşmeye ramak kala, bedenimiz kadar ruhumuzu da dinlendiren yeşil alanları bulmak giderek zorlaşıyor. Yeşil alandan ziyade boş arazide fazla kalmadı açıkçası.Gittikçe daralan sokakların ıssızlaşması da bu yüzden. Yükselen binalar boy gösterdikçe, çocukların oyun alanları da yok oluyor.


26 Kasım 2015 Perşembe

Kim yaşamak istemez ki?

Yeşilin gittikçe soluklaştığı günümüzde ormanın kokusuna, birleştirici yanına o kadar çok ihtiyacımız var ki…

Filmlerde seyredip ormanın derinliklerinde kaybolan o güzelim görüntüleri, vahşi olduğu kadar cezbedici yanlarıyla yaşamak hayal oldu doğrusu.

Ev deyince aklımıza gri yapıların içine hapsolduğumuz, soluk binalar arasında nefes almaya zoraki imkan bulduğumuz konutlar geliyor.

Artan dünya nüfusuna rağmen küreselleşmenin getirdiği küçülme en çok da yaşam alanlarımızı daralttı. Ne yazık ki yeşil alanları yok ederek yerleşim alanları yaratıyoruz kendimize. Doğayla yaşam hayal oldu doğrusu.

Bir yer var biliyorum, her şeyi söylemek mümkün. Epeyce yaklaşmışım. ANLATAMIYORUM

25 Kasım 2015 Çarşamba

Gel, gör ki...



Nasıl da birbirimizden habersiz yaşıyoruz.
Aynı evi paylaşmamıza rağmen sıkıntılarımızı saklıyoruz.

24 Kasım 2015 Salı

Çocukça...

Bir çocuk ne kadar masumdur oysa...
Kötülükten bihaber yaşar yeryüzünde...
Yine de büyükler çocukça davranmaktan hoşlanmaz...
'Kocaman adam oldu bak yaptıklarına' denilmesinden korkarlar...
Bu yüzden sadece çocuklar mutluluktan haberdar yaşarlar...
Oyuncakları tüm dünyalarıdır, oyunları ise kurguları...
Maddiyatı bilmediklerinden her şey bedavadır gözlerinde...
Bu yüzden cömertçe çoğalırlar yeryüzünde...

Çocukken büyümek isterdim hemen
Büyükler gibi telaşla koşturayım
Önemli kararlar vereyim isterdim
Büyüyünce değişti yine fikirlerim
Çocuk gözüyle bakmak isterdim dünyaya
Çocuk yüreğimle görürken güzellikleri
Barışı okşardım avuçlarımda
Şarkılarım dalga dalga yayılır
Oyunlarım bahçelere kurulurdu
Küsmek nedir bilmezdim
Arkadaşlarımı dünyalara değişmezdim
Maddiyata hiç ama hiç kıymet vermezdim
Ne çok bilyelerim olurdu
Rengarenk arabaları karşıma dizerdim
Bez bebeklerime ninniler söylerdim
Yeniden çocuk olsam
Bir daha da büyümezdim...







*Fotoğraflar, google'dan

13 Kasım 2015 Cuma

Büyüdün artık su perisi


Zaman ne de hızlı geçiyor, bir baktım ki büyümüşsün. Bir zamanlar, ahşaptan yapılma oyuncak yılanını yanından ayırmayan küçük kızdan eser yok artık. O zaman hep aynı şeyleri sever ve isterdin. Çok küçükken bile. Üç yaşındaydın belki de daha küçük, dereye düşürdüğün kot şapkanın ardından defalarca baktığında.


Sen çocuktun ya o yüzden olmalı,

Hadi aman hayırlısı!


Yeni bir mevsim, yeni bir hayat

Güzel bir sonbahar günü. Yapraklar kızıllı, sarılı dökülürken renklerin sıradanlıktan çıkmış armonisi büyülüyor insanları.