20 Ağustos 2017 Pazar

Vakit geç olmadan


Öfkemizi, hayal kırıklıklarımızı, kırgınlıklarımızı ifade edecek onca kelime bulmamıza rağmen, sevgimizi, dostluğumuzu anlatma konusunda nedense cimriyiz. Oysa insanın, daha doğrusu tüm canlıların yaratılış gayesi aşk üstünedir.

Hangi dine, hangi inanca mensup olursak olalım, sevginin açamayacağı kapı yoktur. Tüm öğretilerde sevgi, aşk üzerine kurulmuştur. Nefreti, kötülüğü öven herhangi bir inanış yoktur.


17 Ağustos 2017 Perşembe

Aşkın Gözyaşları

Şanlıurfa, Balık Gölü

Nemrut ki korkusuyla ün salar
Zalimdir, zulmeder halkına
Kibirlenerek bakarken Babil’e
Tahtını halkından üstün tutar
Günlerden bir gün parlak bir yıldız rüyasına girince
Nemrut düşüncelere dalar

13 Ağustos 2017 Pazar

Yeni başlangıçlara doğru


Kapalı kutu gibiyiz. Sayfaları karıştığımızda ancak farklı hikayeler dökülür içinden. Satır aralarına serpilmiş hüzün gibi sevinçlere de rastlanır satırlar boyu. Yaşanmışlıklara değer vermenin en iyi yolu, insanlarla tanışmaktır kanımca. Çünkü bir insanla tanışmak, yeni bir yaşama dokunmaktır. Bir yaşamdan alınan yaşanmışlık kadar değerli bir şey olamaz da.

Karanlığın Öte Yüzü


Karanlık şehrin üstüne bir perde gibi örtüldükçe, şehrin silueti de uzaktan uzağa görülüyor. Sokak lambaları ışıyana dek kedilerin gözleri ışıtıyor sokakları. Birden sokaklar doluyor, naralar işitiliyor. Gündüz söylenmeyen kelimeler, karanlıkları delerek ilerliyor.  Korkaklar, tüm cesaretlerini toplayarak külhanbeyi kesiliyorlar, kelimeler üst perdeden çarpıp geri dönüyor. Muhatapları olmayınca ardı ardına diziliyor cümleleri. Ne kadar korkuları varsa birer birer dökülüyor eteklerinden.

9 Ağustos 2017 Çarşamba

Yaşamayı Öğrendiğim Gün

Hayatınızdaki her şey kötüye gidiyor.

Sahip olduğunuz değerleri ardı ardına kaybediyorsunuz.

Özel hayatınız kabusa dönerken, iş ortağınız hissenizi almak istiyor.

2 Ağustos 2017 Çarşamba

Tik tak


Doğanın çekim yasasına hayran olurum bazen. Sen önüne sürülenleri ittirdikçe o da sana doğru geliyor. İnatlaştınız mı ikinizde yere seriliyorsunuz. Ne kadar güç kullanırsanız hedefinize o denli yaklaşıyorsunuz.  Olmadı mı? Düşmeye mahkumsunuz.

30 Temmuz 2017 Pazar

Gülce (Taşlama)

Ne derdim var ne de tasam
Yalın ve duruyum
Bakan bana özenir
Beni gören dilsiz bile dile gelir

27 Temmuz 2017 Perşembe

Kırık aynalardan süzülen sanat ışığı


Kırık aynaların üzerimde bıraktığı etkiyi geçen yıllara rağmen unutamam. Kalın buzlu camlarla toprağı eşelemek, baharda çıkan sarı çiğdemlerin köklerine doğru uzanmak, güneşe baktığımda gördüklerimi ha bire bir şeylere benzetmenin büyüsü çocukluk yıllarımdan kalmadır. 

25 Temmuz 2017 Salı

Kardan Adam, Harry Hole ve Jo Nesbo


Jo Nesbo, dedektifiyle seri katili hiç umulmadık yer ve zamanda yakalatma becerisine sahip olunca yazdığı romanların çoğu beyaz perdeye de uyarlanıyor.  Okuduğum diğer romanları filmlerden güzel bulsam da Jo Nesbo’nun romanları hakkında aynı şeyleri söyleyemem. Karakter sayısını epeyce artıran yazar, durağanlık ve aksiyon arasındaki dengeyi iyi kurmuş. Okuduklarımdan canlandırdığım kadarıyla dedektif Harry Hole; keyfine düşkün, ağırkanlı, merhametli, insanlarla iyi iletişim kuran bir kişi. Peki, nasıl oluyor da yaptığı ters köşelerle seri katili ansızın yakalıyordu? İşte o da Jo Nesbo'nun kurgulama becerisi. Okuyucularına mükemmellik ve sıradanlığın herkeste var olduğunu göstermek istemiştir belki de.  

20 Temmuz 2017 Perşembe

Pazar’a 2 gün kala piknik listem

Nostaljik günlere özlem duymak yerine, çocukluğumdaki piknikleri yeniden yaşatmak istiyorum. Bu nedenle hafta sonu gezisinin planlarına şimdiden başlayıp, piknik listemi oluşturdum. Son haliyle listem...

💃 Hazırlıklara Cumartesi gününden başlanacak. Kim neyi daha güzel yaparım derse piknik sepetini istekleri doğrultusunda hazırlayacak. 


19 Temmuz 2017 Çarşamba

Denize nazır


Deniz öyle berrak ve mavi ki. Beyaz pırıltılar eşliğinde şenlendikçe ışıldıyor.  Uzaklarda görünen balıkçı tekneleri ağır ağır süzülürken ufukta, deniz motorunun açtığı iz bir süre sonra kayboluyor.  İkisi de ekmek derdinde malum. Biri balıklarını pazarlayacak, diğeri de yolcularına koyların eşsiz güzelliklerini  tattıracak. 

17 Temmuz 2017 Pazartesi

Güvercinlik Adası’ndan Efes antik kentine yolculuk


Hava ne kadar sıcak olursa olsun Ege’de hakimiyeti en çok birkaç gün sürer. O tatlı meltem esintisi hemencecik ortamı yumuşatıp ferahlatır. Bu sene öyle değildi ama. Temmuz ayının ilk haftası rüzgar sıcak üfürmeye başladı.

Meltemin hafifletici etkisine alışanlar kaçacak yer aramaya başladılar. Bizim nasibimize de Kuşadası ve Selçuk düştü. Kervansarayı, Kadınlar Denizi, Güvercin adası, Çarşısı ve Efes antik kentiyle maviyi, yeşile karıştırıp başladık gezimize.

16 Temmuz 2017 Pazar

Kelimelerin resimleri

Yeni bir gün. Yeni bir başlangıç. Neler getireceğinden emin olamadığım bir gün daha. İyi bir başlangıç yapmak istediğim diğer günler gibi görmek istemediklerimi bir süreliğine erteliyorum. Birkaç saatliğine mesela.

Başlıklarına göz atmakla yetindiğim gazetenin ardından kalemime davranıyorum. Değişik bir şeyler çizeyim istiyorum. İyi bir ressam anlatmak istediklerini çoğunlukla yansıtır. Herkes gördüklerini kendine göre yorumlasa da kimse eksik diyemez yüreğinden geçenlere. Ressam olmaktan öte duyguları aktarmak amaç olsa bile yine de tamamlanmalı resimler. Bu anlamda oldukça yavan kalıyor çizimim. Kocaman sayfaya yerleştirdiklerim, okyanusun üstünde çığlık atan küçücük bir martı. Hepsi bu.

Bir varmış bir yokmuş


Nerede kaldı o güzelim kahvaltılıklar?
Meyve kokan reçeller
Kovandan yeni toplanmış ballar
Zengin, fakir demeden tüm sofraları donatan sahanda yumurtalar
Soslarla damaklara hitabeden zeytinler
Otlusuna kadar uzanan peynirler
Mahalleyi uyandıran kızarmış ekmeğin kokusu
Buram buram tüten çayın davetkarlığı, nerelere saklandı?

Blog Yazarıyız Biz


Gün ışımadan kalkarız
Blog turlarına başlarız
Gönlümüzden geçeni yazarız
Blog yazarıyız biz

15 Temmuz 2017 Cumartesi

Hem canlı hem de heyecanlı


Blog yazarlığının en güzel tarafı farklı kişilere ulaşarak onların dünyasına hitap etmektir. Görünüşün aldatıcılığına karşın yazının canlılığını satırlarda yakalamak, satırlar aracılığıyla duygudaşlık kazanmak bir nimettir bana göre.

14 Temmuz 2017 Cuma

Mesele mesela…


Yaşadıklarımız incitiyor bazen. Kimi kez bilinçsizce yargılamalar, nedensiz kırgınlıklar çoğalıp büyüyor içimizde. İletişimsizlik değil bunun adı, anlaşılamamak, anlatamamak belki de yüreğimizde kurguladıklarımızın sahiciliğini. Merhamet iyidir ama onunda bir sınırı olmalı. Önce kendine merhamet etmeli ki insan vicdanı büyüsün. Acıyarak bir insana yaklaşmak onu binlerce kez yaralar zira…


Sanat insan içindir

Yıllardır tartışılmasına rağmen konuya son noktayı koyabilmek mümkün olmamıştır. Süregelen tartışmalar, “Sanat, sanat için mi?”, “ Sanat, toplum için mi?” görüşleri arasında hükmünü sürdürmeye devam etmiştir.

Günümüzde popüler kültürün dayatmaları sanat anlayışının bir kez daha sorgulanmasına olanak tanımıştır. Asıl olan, sanat hangi amaca hitap ederse etsin odak noktası insandır. Bir başka deyişle insan olmadan sanat yapılamaz da sergilenemez de. Yazılan eserleri okuyacak, filmleri, oyunları izleyecek kişi yoksa konu hakkında değerlendirmede yapılamaz.

13 Temmuz 2017 Perşembe

Düşlüyorum


Aydınlık bir günde
Pırıltılar yansıyor denizin üstünde
Yolunu şaşırmış kelebek konacak dal arıyor
Pür neşe coşku yayılıyor etrafa

12 Temmuz 2017 Çarşamba

Denizin çocukları


İyot kokusu sararken zifiri karanlığı, martıların çığlıkları eşlik eder uyanışlara. Tüm şehir derin uykudayken uyanır denizin çocuğu.  Geç kalkmak, yaşamı kaçırmaktır avuçlarından. Yosun kokusu kaplarken her yanı, ıslaklığın o nemli tadı yapışır kalır bedenine. Balıkçıların ağından dökülen balıklar kadar tazedir ikram edilen her yeni gün…

Her gün, bambaşka bir yaşamı müjdeler. Tanıdıktır tüm yüzler, tanıdıktır tüm masum gülüşler. Kalabalıkların bilinmedik yanlarını ve gülümseyişlerin riyakar olanını sevmez. Uçsuz bucaksız ufukların sonsuzluğu ve gökyüzünün mavi, beyaz tonları kaplar ruhunun derinliklerini. Maviliklerin özgür sunumuna rağmen kurşunilerin birbirine karışmış halleri ürkütür denizin çocuğunu.

1 Temmuz 2017 Cumartesi

Düzen


Noktalarım yerli yerinde ya,
virgüllerim eksik olmuş kime ne?

Cani

Dünyaya bir kez geldik yaşayalım diyorlar,
Bir hiç uğruna da diğerlerini katlediyorlar…


22 Haziran 2017 Perşembe

Yağmurlu bir günde Ankara’da seyri sefa

Ankara günlerdir yağmurlu havanın etkisi altında. Üzerimizde gri bulutlar dolanıp duruyor.
Kapalı havanın da etkisiyle AVM’ de istemsizce dolaşırken küçük bir mekanın önünde durdum. Pazar günleri genellikle kalabalık olan mekan sakindi. Yan masa dikkatimi celp edene kadar kendimle ilgilenmeye devam ettim. Garsonun önüme sunduğu liste hayli uzundu. Göz attığımda zorlarsam ancak iki, üç tanesini içebileceğimi düşünerek gülümsedim. Kahve alışkanlığı olmayan birisinin böyle bir mekanda vakit geçirmesi o anda komik geldi.

21 Haziran 2017 Çarşamba

Nüfus Cüzdanı Düzenlenen Nehir & Maoriler ve Haka Dansı

Dünyada ilk kez bir nehir canlı olarak kabul edilip hukuki statüye kavuştu. Yeni Zelenda Parlamentosu,Yeni Zelenda’da yaşayan yerli Maori halkının kutsal saydıkları Whanganui Nehri'nicanlı” olarak değerlendirerek hukuki anlamda varlığını kabul etti.

Maoriler, kutsal saydıkları nehrin hukuki olarak tanınması için yıllardır mücadele ediyordu. Hukuki nitelik kazanan nehrin haklarını, Maori kabilesinden ve kraliyet ailesinden birer kişi temsil edecek. Yerli halkça kutsal sayılan nehrin bakımı, temizliği için de fon oluşturulacak.



20 Haziran 2017 Salı

Mutluluk Veren Bahçe

Adam erkenden uyanıp, bahçesine doğru ilerledi. Ayrık otlarını temizleyip, marullara bakınca seyreltilmesi gerektiğini düşündü. Seyreltme işlemi sırasında bir poşet sebze doldurmuştu, gururla gülümsedi. Bahçeye ne zaman uğrasa, ektiklerine sevgisini katar, mahsulü de yüzünü güldürürdü. Sebzelerin arasında saatlerce oyalandı. Hava kararmaya başladığında, telaşlandı.

19 Haziran 2017 Pazartesi

Anılarımdan bulup çıkardım seni…

Hatırlıyorum o günü. Motosikletin teknesine oturmuş, rüzgarın okşayıcı temasıyla ilk kez o gün tanışmıştım. Nereye gittiğimi bilmiyordum ama bu yolculuk hayli keyiflendirmişti beni. Bir bahar sabahıydı zannediyorum, çiçekler alabildiğine açmış, kokuları da rüzgara karışmıştı.

Şimdiki inatçılığım o günlerden kalma… Motosiklette üç kişiydik. Önde Nurettin amca, arkada babam ve ilave teknede de ben. Yıllar geçse de üstünden anılarım o günkü tazeliğiyle kaldı.

Renk renk çiçeklere, Ankara'nın yalın ama içten güzelliğine karşın, gözlerim hep aynı yeri arıyordu. Ne zaman yürüyüşe çıksak çocuk parkına uğramayı adet edinmiştik. Bu üçlü, pek keyfe kederdi. Yola çıktığımıza göre, her an karşımıza park çıkabilir biz de hoşça vakit geçirebilirdik. Öyle de oldu.

16 Haziran 2017 Cuma

Erguvan misali…

Trendeki Karar


Arka koltukta oturanların zaman zaman seslerini yükselttikleri gerilimli atışma canımı sıkmaya başlamıştı.  Elimdeki kitabı okumaya çalışsam da bu vakitten sonra imkansızdı. Annemde bir müddet sonra uyanarak olanları anlamaya çalıştı. Trende epeyce boş koltuk vardı, görevliden izin isteyerek bunlardan birine geçecektim ki arka koltuktaki bayanla göz göze geldik.

12 Haziran 2017 Pazartesi

Suyu en iyi yansıtan ressam…


ABD’li ressam, Reisha Perlmutter’in tabloları görenleri büyülüyor. Su altı dünyasından ilham alan sanatçı tuvallerinde harikalar yaratıyor.

Dönüşüm oluş değil, sonuçtur!

“Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.’’ 
Benzerlerinin çoğalmasını istediğinde insan nasılda azalıyor? Aynılaşmak hücrelere asalak gibi işleyince atılan çığlık da bumerang etkisiyle geri dönüyor. Bu av oyununu denemek yürek ister, çünkü atılan ok atanı da öldürebiliyor.

10 Haziran 2017 Cumartesi

Yağmurlu düşlerim


Yağmur yağdıkça kedi gibi köşeme siniyor, bir taraftan yağmuru izliyor diğer taraftan da güneşi bekliyorum. Bardağımdaki çay tazelendikçe içim ısınıyor sonra yeniden üşüyorum. Yere düşen damlaların sayısı giderek artarken doğal ritme başka bir ritim eşlik ediyor. Parçanın duygusallığına kapılan müzisyen stüdyodaki coşkuyu yakalamayınca sunucu durumu kurtarmaya çalışıyor. Zoraki edayla sahneye çıkan kız, slow parçaya aldırış etmeden başlıyor oyun havasına. 

Katya’nın Yazı







Tavan arasına her çıktığımda ayrı bir heyecanlanırım. Raflara sığdırılmış kitapların çok eski baskılarına, adı bile duyulmamış kitapların değişik zaman döngülerine rastladığımda, geçen zamana tanıklık ediyormuşum hissiyatına kapılırım. Her kitap yaşamın farklı izlerini yansıtırken, basım tarihleri, kitap kapakları o dönemin kurguları hakkında da bilgi verir.

8 Haziran 2017 Perşembe

Sallama da gitmesin!


"Herkes kaçınılmaz olarak, kendi hayat hikayesinin kahramanıdır." der, John Barth.

Kişi kendi öyküsünü yazamasa da  eylemlerinin öznesi olmalı. Gerektiği yerde yön vermeli düşüncelerine, durması gerektiği yerde neden soluklandığını bilmeli, devam etmesine inandığı anda da mevsimlerin hiç şaşmayan döngüsü gibi dört nala koşmalı, özlemle beklediklerine.  Tüm mevsimleri tanıdıktan sonra tek mevsimle nasıl yaşanır ki?

Bilinmezlik masalı


Meçhulü gördüm gözlerinde
Öyle sığıntı ve hüzünlüydü ki
Dipsiz bir kuyu gibi debelenip duruyordu göz bebeklerinde
Masalını yeniden yazmak isterdim kendi cümlelerimle
Başlangıcını bilemesem de bir son bulamazdım aslında

7 Haziran 2017 Çarşamba

Ümmiye KOÇAK, Türk kadınının öyküsünü yeniden yazdı

Reklamlardan anlamlı olanlarını hiçbir programa değişmem doğrusu.  Filli boyanın Dünya Kadınlar Günü için yaptığı duyarlı reklamın ardından şimdi de Ümmiye Koçak’ın Ronaldo ile ekran karşısına çıktığı reklam ilgimi çekti. Samimiyetiyle göz dolduran Anadolu kadınının tiyatro sevdası beni ziyadesiyle etkiledi doğrusu.

6 Haziran 2017 Salı

Bardak olmayı bırak, göl olmaya bak!

Yaşanmış hikayeler, hayatımızı ne denli etkiler emin değilim. Bazı çağrışımlar düşündürür, bazıları sorgulatır, hikayeler benzer gibi görünse de herkes için farklı sonlar vardır. Bir başka deyişle, her hikayede kişi kendi sonunu bulup onunla yüzleşmek ister. O an hangi duygu çevrelemişse etrafını aradığı sonda odur aslında. Kederse keder, neşeyse neşe. Hüzün ve sevinçlerimizi dozunu taşırmadan yaşamak doğru olsa da ölçüyü tutturmak çoğu zaman olası değil.

1 Haziran 2017 Perşembe

Anbean

Bir kıvılcım yeter yanmaya
Bir tebessüm yeter var olmaya
Hayat geçici, baki olan sevgidir
Paylaşmak, mutluluğun eskimeyen resmidir

27 Mayıs 2017 Cumartesi

26 Mayıs 2017 Cuma

Görünenden ötesi...

İşe yeni başlayan personelin ortama yabancı tavırları hayli dikkatimi çekmişti. Yorgun ve umursamaz tavırlarına bakılırsa uzun süre çalışacağını zannetmiyordum. Hal bu ki bu işe girmek için o denli çaba sarf edip de hayal kırıklığına uğrayanlar vardı. Sadece ben değil, diğer mesai arkadaşlarımda aynı şeyleri düşünüyordu.

24 Mayıs 2017 Çarşamba

İçimizde yeşeren gizli hayata ses verilmeli!

Sıkıntılar üst üste geldiğinde, dinlenip nefes almayı öğrenebilmeli insan. En büyük telaşların ömürden çaldığını bilerek masum bir tebessüme kucak açabilmeli. Olmazlarını bir kez daha gezdirmeli yürek de, imkansızlar tartılabilmeli gönül kafesinde.

23 Mayıs 2017 Salı

Besle kargayı belki de oymaz gözünü


















Nasıl bir yaptırım ki başı da sonu da ihanete bulaşsın? Nefreti kucaklarken sevgiden men etsin. Övdüğüm güzellikleri elinin tersiyle itip, sinsice uzaklaştırsın belleğimden.Yaptığım iyiliklerin çetelesini tutmadım ki kötülükleri de ulu orta ayıklıyayım. Tutmayı denedim aslında. Sadece gereken ölçütü bulamadım. Bilançom ağır gelir diye aymazlığa vurdum düşüncelerimi.

22 Mayıs 2017 Pazartesi

18. Katta takılı kaldım


Lüks binaya girdiğimde her şey çok özenliydi. Otopark görevlisinin yönlendirmesiyle danışmaya doğru ilerledim. Manyetik kartı alıp asansöre ilerlediğimde güzel bir manzarayı seyretmenin yoğun arzusunu taşıyordum. Kartı asansöre tanıtıp ilgili kata geldiğimde 18. Katta takılı kaldım.

Kuzu kuzu...

Dışarıda mis gibi hava, taze çiçekler.                                              Düşün, düşün...
Sahibin gelsin seni içeriye kapatsın. 
Neymiş efendim sokaklar güvenli değilmiş.                                                                       
Allah'tan reva mı yani bu işkence?

Mimari işçiliği ve özelliklerine göre Apollon Tapınağı


Apollon Baş Tanrı Zeus ile Leton'un oğlu, Artemis'in kardeşidir. Yunan mitolojisinde Apollon ismiyle anılmasına rağmen Roma mitolojisinde Apollo olarak bilinir. 

Apollon çoğu resim ve heykelde defne yapraklarıyla süslenmiş tacıyla ve lir ile görüntülenmektedir. Lir çalmasının yanında diğer sanat dallarına gösterdiği ilgi ile de dikkati çeker. 

Gümüş yayıyla attığı oklar hedefini bulduğundan mitolojik kaynaklarda  iyi bir okçu olduğundan söz edilir. Güneş tanrısının otacılığı, yırtıcı hayvanları eğitmesi ve kahinliği de Antik Çağ hakkında bilgi verir.