30 Mayıs 2017 Salı

Finlandiya'nın Aydınlanma Rehberi - Beyaz Zambaklar Ülkesinde



Beyaz Zambaklar Ülkesinde, İsveç ve Rusya arasında sıkışan Finlandiya'nın kalkınma uğrunda verdiği mücadeleleri anlatan bir kitap. Bataklıkları, sık ormanları nedeniyle ekilip dikilebilir arazisi yetersiz olan, yeraltı ve yer üstü kaynakları açısından fakir bir ülkenin, ilerleme yolunda verdiği mücadeleyi halk kahramanları Snelman'ın bakış açısıyla anlatıyor. 

Yıllarca İsveç egemenliği altında öz benliklerini unutup, ahlaki, sosyal ve ekonomik yönden sıkıntıları olan toplum, Snelman'ın özverili çalışmaları sayesinde adeta küllerinden yeniden doğuyor. Snelman, kalkınmanın tüm safhalarının eğitimden geçtiğine inanarak, halkı eğitmek için yoğun çabalar sarf ediyor. Halk kahramanı, köy köy dolaşarak öngördüğü çözümleri halka anlatırken, en ücra köyleri bile kütüphaneler ile donatmış. Aydın kesimi halk ile kucaklaşmaya davet eden Snelman'ın, Fin halkını günümüzde dahi imrenilen eğitim seviyesine ulaştırmak için giriştiği aydınlanma harekatı rehberlik niteliğindedir.

Halkın gözünde itibarını yitiren kışlayı ve orada verilen eğitimi yeniden gözden geçirerek radikal düzenlemeler yapılmasını sağlarken bu çalışmaları da yüksek oranda meyvesini vermiş. Uzun süre İsveç ordularının denetimi altında özünü yitiren Finlandiya ordusunun, Rus Çarlık ordusunun himayesine girmesiyle söz sahibi olmasını sağlamıştır.  Ancak ahlaki yönden güçlü temelleri olan toplumların sağlam inançları olabileceğini düşünerek papazlar aracılığıyla da halkın dini inançlarının güçlü ama gerçekçi temeller üzerinde oturtulmasını sağlamıştır. Snelman, salgın hastalıklar nedeniyle kayıplar veren halkının hastalıklara karşı bilinçlenmesi amacıyla sağlık memurlarının ve doktorların aileler ile yakın temas kurarak bire bir eğitim ortamı oluşturmalarına da katkıda bulunmuştur.

Kendi ülkelerinde disiplin ve çalışkanlıkları ile tanınan İsveç memurlarının, Fin halkına karşı kaba ve umursamaz tavırlarıyla davranmaları çoğu kişinin devlet kurumlarından hizmet almasını güçleştirirken, eğitim ve kültür anlayışı üst düzeye ulaşan Fin memurlarını yönetim amaçlı idarelere yerleştirmeleri çoğu sorunu da kökünden düzeltir.

Toplumun tüm kesiminin gösterdiği ilerleme ve kalkınma hususunda halkın ve Snelman'ın gösterdiği özveri sık sık Finlandiya'ya seyahat eden Rus yazar, Grigory Petrov'un gözünden kaçmamış, yıllardır gözlemlediği değişmeleri "Beyaz Zambaklar Ülkesinde" adlı eserinde dile getirmiştir. Asıl mesleği papazlık olan yazarın bu eseri dünyanın birçok ülkesinde beğenilerek çevrisi yapılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk, kitaptaki Fin halkının mücadelesini teşvik edici bulduğundan, askeri okulların müfredatına alınmasını sağlamıştır. Gerçek hayatı sunmasıyla beraber, Finlandiya'nın günümüzde de eğitim yönünden dünyanın sayılı ülkeleri arasında olması, Türkiye'deki okunurluğunu da artırmıştır.

Yalın anlatımı, eğitici içeriği, destansı yönleri, imkansızlıklara karşı sunulan çözüm önerileri nedeniyle bu kitap okunmalı diye düşünüyorum.

Kitaptan Alıntılar

💃Yeni toplumlar yeni şarkılar üretirler.

💃Finlandiyalılar şöyle diyorlar: Okul bizim en önemli varlığımızdır. Bizde ne sizdeki Ural madenlerinden ne de Sibirya altınlarından var. Doğa nimetlerinden mahrum bıraktığından her şeyi kendi gücümüzle yapıyoruz. Vatandaşlarımızdan ellerinden gelen her şeyi yapmalarını istiyoruz. Bu yüzden fabrikalarda çeliği işler gibi okullarda gençleri işliyoruz. Her şeyi okullarımıza borçluyuz. Okullarımız elimizden alınırsa, bizler mahvoluruz. 

💃Aydın olmak, modaya uygun kıyafetler giymek veya kolalı yakalık ve modern şapka takmak değildir.

💃Kenevirden nasıl halat yapıldığını biliyor musunuz? Öncelikle küçük kenevir liflerini alıp ince ipliklerini örüyorlar. Sonra bu ipliklerden birkaç tanesini birlikte büküp kalın ipler yapıyorlar. Birkaç kalın ipi bükerek halat haline getiriyorlar. Ve bu halatlar kocaman okyanus gemilerini rıhtımlara bağlayacak kadar sağlam oluyor. Bizim işimizde böyledir. Dağınık iyi niyetlerimizi bir araya getirip birleştirmek zorundayız ve bu şekilde iki milyonluk halkımızın aydınlanmasını sağlayabiliriz.

💃Saygıdeğer din adamları; düşmanınız olarak değil, inançlı bir insan gibi sizden rica ediyorum: Halkınızın gerçek koruyucusu olun! Sizin göreviniz sadece dini esasların doğru uygulanmasını sağlamak değildir. Sizin göreviniz ayinler yapıp, dini görevlerinizi yerine getirmek değildir. Peygamberler öncelikle halka temiz, iyi ve adil bir yaşam öğretiyorlardı.

💃Tanrısızlık, halkta olan bütün kutsal şeylerin ölümüdür. Ve bunun sonucunda moralsizlik, kaba bencillik, hırsızlık ortaya çıkar.

💃Sokrat'ın, Fidyas'ın ve Perikles'in günümüzdeki taraftarları hayat felsefesinin temeline şunları koydular, hiçbir şeyde aşırıya kaçma!

💃İnsanları şehir dışına çıkarmak gerek. Onları koşmaya, atlamaya, çimlerle iç içe olmaya zorlamalı. Derin nefes almayı öğretmeli.

💃Finlandiya gençliği unutmayın, sizin göreviniz topu yükseğe ve uzağa atmak değil, halkınızı yükseğe çıkarmaktır. Vatanınızı hızlı bir şekilde geliştirmektedir.

💃 Çocuğun aklı, kalbi, ruhu işlenmemiş bir tarla gibi kalır. Buraya hiçbir şey ekili değildir.

💃Çocuğu olan her aile, yanan bir çalıdır.

💃Lev Tolstoy'a göre, Hayattaki düzensizliğin sebebi, herkesin iyi bir düzene sahip olmak istemesidir ama kimse hayatı düzenlemek istemiyor. Herkes yaşamdan almak istiyor, kimse ona bir şeyler vermeyi düşünmüyor. Hayata bencil, soyguncu, sömürücü parazit olarak adım atıyorlar. Hayatın anlamını bu parazitlikle görüyorlar.

💃Robinson şunları öğretiyor, insan dünyanın ve dünyadaki yaşamın efendisidir. İnsan, insan zekası, onun iradesi ve bilgeliği, doğanın bütün karanlık güçlerinden daha güçlüdür.

💃Halkın çoğunluğunun eğitimsiz olması devletin zararınadır; Hırsızlık, gasp, cinayet bundan doğar.

💃Bilgi olmadan, bilgiye sevgi duymadan, öğrenme isteği olmadan, güzellik ihtiyacı olmadan sanat olmaz.


                               ⏩ Keyifli Okumalar ⏪



*Fotoğraflar, google'dan

27 Mayıs 2017 Cumartesi

Yağmur Ertesi


Düşlerimiz tamamlanmadan sere serpe uyandık
Bir yanımız dünden kalmaydı bir yanımız hep yarım

26 Mayıs 2017 Cuma

Bahçemdekiler

Ey, gül! Gülen yüzün solmasın...

Görünenden Ötesi

İşe yeni başlayan personelin ortama yabancı tavırları hayli dikkatimi çekmişti. Yorgun ve umursamaz tavırlarına bakılırsa uzun süre çalışacağını zannetmiyordum. Hal bu ki bu işe girmek için o denli çaba sarf edip de hayal kırıklığına uğrayanlar vardı. Sadece ben değil, diğer mesai arkadaşlarımda aynı şeyleri düşünüyordu.

23 Mayıs 2017 Salı

İçimizde Yeşeren Gizli Hayata Ses Verilmeli!

Sıkıntılar üst üste geldiğinde, dinlenip nefes almayı öğrenebilmeli insan. En büyük telaşların ömürden çaldığını bilerek masum bir tebessüme kucak açabilmeli. Olmazlarını bir kez daha gezdirmeli yürek de, imkansızlar tartılabilmeli gönül kafesinde.


Besle Kargayı Belki de Oymaz Gözünü


















Nasıl bir yaptırım ki başı da sonu da ihanete bulaşsın? Nefreti kucaklarken sevgiden men etsin. Övdüğüm güzellikleri elinin tersiyle itip, sinsice uzaklaştırsın belleğimden.Yaptığım iyiliklerin çetelesini tutmadım ki kötülükleri de ulu orta ayıklıyayım. Tutmayı denedim aslında. Sadece gereken ölçütü bulamadım. Bilançom ağır gelir diye aymazlığa vurdum düşüncelerimi.

22 Mayıs 2017 Pazartesi

18. Katta Takılı Kaldım


Lüks binaya girdiğimde her şey çok özenliydi. Otopark görevlisinin yönlendirmesiyle danışmaya doğru ilerledim. Manyetik kartı alıp asansöre ilerlediğimde güzel bir manzarayı seyretmenin yoğun arzusunu taşıyordum. Kartı asansöre tanıtıp ilgili kata geldiğimde 18. Katta takılı kaldım.

Kuzu Kuzu

Dışarıda mis gibi hava, taze çiçekler.                                              Düşün, düşün...
Sahibin gelsin seni içeriye kapatsın. 
Neymiş efendim sokaklar güvenli değilmiş.                                                                       
Allah'tan reva mı yani bu işkence?

21 Mayıs 2017 Pazar

Mimari İşçiliği ve Özelliklerine Göre Apollon Tapınağı


Apollon Baş Tanrı Zeus ile Leton'un oğlu, Artemis'in kardeşidir. Yunan mitolojisinde Apollon ismiyle anılmasına rağmen Roma mitolojisinde Apollo olarak bilinir.  Apollon çoğu resim ve heykelde defne yapraklarıyla süslenmiş tacıyla ve lir ile görüntülenmektedir. Lir çalmasının yanında diğer sanat dallarına gösterdiği ilgi ile de dikkati çeker. Gümüş yayıyla attığı oklar hedefini bulduğundan mitolojik kaynaklarda  iyi bir okçu olduğundan söz edilir. Güneş tanrısının otacılığı, yırtıcı hayvanları eğitmesi ve kahinliği de Antik Çağ hakkında bilgi verir.

17 Mayıs 2017 Çarşamba

Geçmişe Mazi Derler

Usulca geçtim yıllardır bildiğim, çocukluğumu sakladığım sokaklardan. Tanıdık bir ize rastlamaktı istediğim ya da kapı eşiğinde ufacık bir muhabbet. Gül kokan bahçelerde demlenmiş bir çayın sıcaklığı veya buharı üstünde tüten bir fincan kahvenin yıllar süren hatırıydı beni buralara kadar sürükleyen.


15 Mayıs 2017 Pazartesi

Doğa Dile Gelirse

                 
Gökte bulut olacağıma
serin sularda yüzsem mi acaba?
Bu renk cümbüşünde en güzel rengi
seçe bilene aşk olsun.

14 Mayıs 2017 Pazar

Engelli Anneleri



Annelik sabır, fedakarlık ve özveri ister. İş sevginin koşulsuz dağıtılma boyutuna gelince onların hızlarına yetişilmez. Zira çocuklarının eksikliklerini kendinden ödün vererek tamamlarlar.

Yaşadıkları sürece bitmez onların sorunları, bitmek bilmeyen azimleri gibi. Çocuklarını topluma kazandırmak isterler, iyi bir eğitim alması için mücadele ederler. İstihdam olanaklarına kavuşması için diğerlerinden daha fazla çaba gösterirler. Engellendikleri zaman da tıpkı çocukları gibi yara alırlar. 

Herkes aynı şansa sahip değildir hayatta. Kimileri yaşama atılmaktan, kendini ifade etmekten yoksundur. Günlük ihtiyaçlarını bile tek başına karşılayamaz. İşte o zaman hayattaki en büyük destekçileri tüm yükü alır omzuna, yüksünmeden, yorulsa bile seslenmeden. Bu nedenle engelli ile engelli anneleri arasındaki bağ öyle derin ve güçlüdür ki. 

10 Mayıs 2017 Çarşamba

Doğaya Saygı Duyulmalı



Bu güne dair değil suskunluğum. Geçen zamanlardan kalmış yorgunluğum. Yeşile özlem, geçmişe özlem kadar vuruyor, alışık olmadığım tınılarla. Bahçeli bir evde büyümenin coşkunluğu gittikçe azalıyor üstümden. Renkler grileşirken birbiri ardına estetik kaygılarım da ha bitti ha bitecek.

8 Mayıs 2017 Pazartesi

Çeşm-i Cihan Bu M'ola?

Planlanmış bir geziydi bu sefer ki. Hafta sonu tatiline bir de resmi tatil eklenince üç günü değerlendirmek de haliyle bize düştü. Mavi ve yeşilin kıyasıya rekabet ettiği Amasra aklımıza gelen yegane seçenekti. Hele bir de mevsim ilkbahar olunca yeşilin tüm tonlarını doyasıya görmek görsel şölenimizin en önemli parçasıydı. Gruptakilerin bir kısmı ulaşım için otobüsü tercih ederken, özel aracımızı biz de onların rotasına göre ayarladık. Otobüs yolculuğuna katılanlar ile aynı saatlerde Amasra'da buluşacağımızdan mola süremiz yaklaşık olarak bir saat kadar uzayacaktı. Yeniçağa beldesine ulaştığımızda gördüklerimizin rehavetine kapılmak işten bile değildi. Kuş cıvıltıları arasında hem etrafı gezdik, hem de piknik yaptık.


5 Mayıs 2017 Cuma

Adam


Hoşgörün yok mu farklılıkları sorguluyorsun?
Savcı mısın yoksa görevim diyerek yargılıyorsun?