22 Haziran 2017 Perşembe

Yağmurlu Bir Günde Ankara’da Seyri Sefa

Ankara günlerdir yağmurlu havanın etkisi altında. Üzerimizde gri bulutlar dolanıp duruyor. Kapalı havanın da etkisiyle AVM’ de istemsizce dolaşırken küçük bir mekanın önünde durdum. Pazar günleri genellikle kalabalık olan mekan sakindi. Yan masa dikkatimi celp edene kadar kendimle ilgilenmeye devam ettim. Garsonun önüme sunduğu liste hayli uzundu. Göz attığımda zorlarsam ancak iki, üç tanesini içebileceğimi düşünerek gülümsedim. Kahve alışkanlığı olmayan birisinin böyle bir mekanda vakit geçirmesi o anda komik geldi.

21 Haziran 2017 Çarşamba

Nüfus Cüzdanı Düzenlenen Nehir & Maoriler ve Haka Dansı

Dünyada ilk kez bir nehir canlı olarak kabul edilip hukuki statüye kavuştu. Yeni Zelenda Parlamentosu, Yeni Zelenda’da yaşayan yerli Maori halkının kutsal saydıkları Whanganui Nehri'ni “canlı” olarak değerlendirerek hukuki anlamda varlığını kabul etti. Maoriler, kutsal saydıkları nehrin hukuki olarak tanınması için yıllardır mücadele ediyordu. Hukuki nitelik kazanan nehrin haklarını, Maori kabilesinden ve kraliyet ailesinden birer kişi temsil edecek. Yerli halkça kutsal sayılan nehrin bakımı, temizliği için de fon oluşturulacak.



20 Haziran 2017 Salı

Mutluluk Veren Bahçe

Adam erkenden uyanıp, bahçesine doğru ilerledi. Ayrık otlarını temizleyip, marullara bakınca seyreltilmesi gerektiğini düşündü. Seyreltme işlemi sırasında bir poşet sebze doldurmuştu, gururla gülümsedi. Bahçeye ne zaman uğrasa, ektiklerine sevgisini katar, mahsulü de yüzünü güldürürdü. Sebzelerin arasında saatlerce oyalandı. Hava kararmaya başladığında, telaşlandı.

19 Haziran 2017 Pazartesi

Anılarımdan Bulup Çıkardım Seni…

Hatırlıyorum o günü. Motosikletin teknesine oturmuş, rüzgarın okşayıcı temasıyla ilk kez o gün tanışmıştım. Nereye gittiğimi bilmiyordum ama bu yolculuk hayli keyiflendirmişti beni. Bir bahar sabahıydı zannediyorum, çiçekler alabildiğine açmış, kokuları da rüzgara karışmıştı.

Şimdiki inatçılığım o günlerden kalma… Motosiklette üç kişiydik. Önde Nurettin amca, arkada babam ve ilave teknede de ben. Yıllar geçse de üstünden anılarım o günkü tazeliğiyle kaldı.

Renk renk çiçeklere, Ankara'nın yalın ama içten güzelliğine karşın, gözlerim hep aynı yeri arıyordu. Ne zaman yürüyüşe çıksak çocuk parkına uğramayı adet edinmiştik. Bu üçlü, pek keyfe kederdi. Yola çıktığımıza göre, her an karşımıza park çıkabilir biz de hoşça vakit geçirebilirdik. Öyle de oldu.

16 Haziran 2017 Cuma

Erguvanca

Trendeki Karar


Arka koltukta oturanların zaman zaman seslerini yükselttikleri gerilimli atışma canımı sıkmaya başlamıştı.  Elimdeki kitabı okumaya çalışsam da bu vakitten sonra imkansızdı. Annemde bir müddet sonra uyanarak olanları anlamaya çalıştı. Trende epeyce boş koltuk vardı, görevliden izin isteyerek bunlardan birine geçecektim ki arka koltuktaki bayanla göz göze geldik.

12 Haziran 2017 Pazartesi

Su Altında Sanatsal Nefes


































Foto realizm akımından etkilenen sanatçının (Reishi Perlmutter) tablolarını gerçeklerden ayırmak olanaksız. Foto realizm (foto gerçekçilik, süper realizm, hiper realizm, hiper gerçekçilik, aşırı gerçekçilik) adıyla da anılıyor. Sanatçılar fotoğrafı tuvale yansıttıktan sonra üzerini boyayarak çalıştığı objelere gerçekmiş izlenimi vererek çalışmalarını tamamlıyor.

Dönüşüm Oluş Değil Sonuçtur!

 “Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.’’

10 Haziran 2017 Cumartesi

Yağmurlu Düşlerim



Yağmur yağdıkça kedi gibi köşeme siniyor, bir taraftan yağmuru izliyor diğer taraftan da güneşi bekliyorum. Bardağımdaki çay tazelendikçe içim ısınıyor sonra yeniden üşüyorum. Yere düşen damlaların sayısı giderek artarken doğal ritme başka bir ritim eşlik ediyor. Parçanın duygusallığına kapılan müzisyen stüdyodaki coşkuyu yakalamayınca sunucu durumu kurtarmaya çalışıyor. Zoraki edayla sahneye çıkan kız, slow parçaya aldırış etmeden başlıyor oyun havasına.

9 Haziran 2017 Cuma

Katya’nın Yazı








Tavan arasına her çıktığımda ayrı bir heyecanlanırım. Raflara sığdırılmış kitapların çok eski baskılarına, adı bile duyulmamış kitapların değişik zaman döngülerine rastladığımda, geçen zamana tanıklık ediyormuşum hissiyatına kapılırım. Her kitap yaşamın farklı izlerini yansıtırken, basım tarihleri, kitap kapakları o dönemin kurguları hakkında da bilgi verir.

8 Haziran 2017 Perşembe

Sallama da Gitmesin!


"Herkes kaçınılmaz olarak, kendi hayat hikayesinin kahramanıdır." der, John Barth.

Kişi kendi öyküsünü yazamasa da  eylemlerinin öznesi olmalı. Gerektiği yerde yön vermeli düşüncelerine, durması gerektiği yerde neden soluklandığını bilmeli, devam etmesine inandığı anda da mevsimlerin hiç şaşmayan döngüsü gibi dört nala koşmalı, özlemle beklediklerine.  Tüm mevsimleri tanıdıktan sonra tek mevsimle nasıl yaşanır ki?

Bilinmezlik Masalı


Meçhulü gördüm gözlerinde
Öyle sığıntı ve hüzünlüydü ki
Dipsiz bir kuyu gibi debelenip duruyordu göz bebeklerinde
Masalını yeniden yazmak isterdim kendi cümlelerimle
Başlangıcını bilemesem de bir son bulamazdım aslında




*Fotoğraflar, google'dan

6 Haziran 2017 Salı

Ümmiye KOÇAK, Türk Kadınının Öyküsünü Yeniden Yazdı

Reklamlardan anlamlı olanlarını hiçbir programa değişmem doğrusu.  Filli boyanın Dünya Kadınlar Günü için yaptığı duyarlı reklamın ardından şimdi de Ümmiye Koçak’ın Ronaldo ile ekran karşısına çıktığı reklam ilgimi çekti. Samimiyetiyle göz dolduran Anadolu kadınının tiyatro sevdası beni ziyadesiyle etkiledi doğrusu.

Bardak Olmayı Bırak Göl Olmaya Bak!

Yaşanmış hikayeler, hayatımızı ne denli etkiler emin değilim. Bazı çağrışımlar düşündürür, bazıları sorgulatır, hikayeler benzer gibi görünse de herkes için farklı sonlar vardır. Bir başka deyişle, her hikayede kişi kendi sonunu bulup onunla yüzleşmek ister. O an hangi duygu çevrelemişse etrafını aradığı sonda odur aslında. Kederse keder, neşeyse neşe. Hüzün ve sevinçlerimizi dozunu taşırmadan yaşamak doğru olsa da ölçüyü tutturmak çoğu zaman olası değil.

1 Haziran 2017 Perşembe

Anbean



Bir kıvılcım yeter yanmaya
Bir tebessüm yeter var olmaya
Hayat geçici, baki olan sevgidir
Paylaşmak, mutluluğun eskimeyen resmidir

Satırlarıma küçük bir şiirimle başlamak istedim.  Dizeler anlaşılır gibi görülse de dipnot gerektirir altına. Paylaşabilmek büyük meseledir zira.

Öyle ya, öfkeyi tırmandırmak için küçük bir kıvılcım, ufak bir dalgalanma bile yeter.  Duyguları berraklaştırmak içinse sakinlik. Bu her zaman mümkün olmuyor ne yazık ki. Ya da hayata daha olgun ve doğru bakanların işidir,  yanmayı ve var olmayı dengelemek.