12 Temmuz 2017 Çarşamba

Denizin çocukları


İyot kokusu sararken zifiri karanlığı, martıların çığlıkları eşlik eder uyanışlara. Tüm şehir derin uykudayken uyanır denizin çocuğu.  Geç kalkmak, yaşamı kaçırmaktır avuçlarından. Yosun kokusu kaplarken her yanı, ıslaklığın o nemli tadı yapışır kalır bedenine. Balıkçıların ağından dökülen balıklar kadar tazedir ikram edilen her yeni gün…

Her gün, bambaşka bir yaşamı müjdeler. Tanıdıktır tüm yüzler, tanıdıktır tüm masum gülüşler. Kalabalıkların bilinmedik yanlarını ve gülümseyişlerin riyakar olanını sevmez. Uçsuz bucaksız ufukların sonsuzluğu ve gökyüzünün mavi, beyaz tonları kaplar ruhunun derinliklerini. Maviliklerin özgür sunumuna rağmen kurşunilerin birbirine karışmış halleri ürkütür denizin çocuğunu.

Bazen bir avuç suda fırtına koparır,  çoğu zaman da sakinliğini korur günler boyu. Denizin o uçarı hallerine karşın varoluş nedenlerini unutmadan sarılır yaşama. Tutkundur doğanın dinginliğine bazen de delişmen hallerine.

Helali bilir denizin çocuğu. Haram katmaz aşına da yüreğine de. Balıkçılar nasıl gece boyu karanlıklara aşina olup da içerisinden en güzelini seçiyorsa o da öylece bekler güven taşıyan limanlarda. Temizdir, paktır yüreğinde sakladıkları.  Aniden bastıran sağanaklara karşın çamur sıçratmaz duygularına.

Dosttur, denizin çocuğu. Martılarla, bulutlarla, balıkçılarla yarenlik eder. Suskundur çoğu zaman lakin suskunluğu bile konuşkandır. Bağlanamaz hemen ilk gördüğüne. Her deniz, her dalga hatta her insan başka bir dünya demektir. Korkmadan cesurca uzanır yaşamın duru ve berrak yansımalarına.

Doğayı sever, doğal olana tutkundur. O yüzden sadelikten, yalınlıktan yanadır denizin çocuğu. Yaşam kutsaldır onun yüreğinde. Değersiz bir gönderiymiş gibi buruşturup atmaz hediye olarak sunulan her günü. Yaşanmışlıklar değerlidir, bu yüzden can taşıyan herkesin yükü ağırdır. Yük ağır olunca paylaşılarak azalır hayatın keşmekeşliği.

Umudunu yitirmeden kutsal bir öğretiymiş gibi sıkı sıkıya bağlanır yarınlarına. Nasıl fırtınaların ardından deniz süt liman halini alıp, yağmurların ardından gökkuşağı doğuyorsa, O da büyük bir güçle tutunur umutlarına.

Sevgiden öte yol yoktur denizin çocuğuna. Kimi zaman tanıdık, bildik o cümleye sıkıştıramasa da içinden geçenleri duyguları anlatır sevmenin yalınlığını ve içtenliğini. Denizi sever; martıları, dalgaları, bulutları, ufukları… Elbette ki güzelliklere varlığıyla, samimiyetiyle anlam katanların yeri bambaşkadır yüreğinde.


4 yorum:

meczup yazar dedi ki...

Ne güzelmiş öyle denizin çocuğu olmak. O kadar hoşuma gitti ki yazdıklarınız kendimi uçsuz bucaksız denizlere atmak, ve sonsuzluğu kulaçlamak istedim. Ama nafile. Yüzme bilmeyen ben sadece denizi seyrederek avunacak. Tasvirleriniz gerçekten tekrar tekrar okunası. Yüreğinize sağlık. Saygılarımla. Vesselam...

Mukaddes'in Kaleminden dedi ki...

Sevgili meczup yazar,

Düşünceleriniz için teşekkürler. Denizi sevmek için yüzmek gerekmez. Onun güzelliğine, içinde sakladıkları nimetlere tanıklık ediyorsanız seviyorsunuzdur zaten.

Gönlünüzdeki güzelliklere sağlık. Selam ve sevgilerimle...

GAMZE AKCAN dedi ki...

Olahanüstü güzel anlatmışsınız.Deniz başka bir sevda ben kıyıya çok yakın yaşıyorum daraldımı düşünceler git sahile söyle bir çay maviye bırak kederini değil mi... Kaleminize sağlık

Mukaddes'in Kaleminden dedi ki...

Teşekkür ederim güzel satırlarınız için. Deniz benim içinde bir sevda. Zaten kıyıda yaşayan insanların sinir sistemleri daha esnek oluyor. Deniz, çay, mavi kaderi de kederi de değiştirir.

Güzel hafta sonu dileklerimle, sevgi ve selamlar...