13 Ocak 2018 Cumartesi

Yağmurlu Düşler



Ne zaman uzansam sonsuzluğa
Güvercinlerin kanat çırpışlarına vurulurum
Kurşuni renkler alır götürür beni
Gökyüzüne selam dururum

Griler kuşatır dört bir yanımı
Ufku görürüm düşlerimde kuşluk vakti
Bulutlar dalgalar gibi serpilirken gökyüzüne
Martıların çığlıklarına teslim olurum

Gökyüzü denizden alır ilhamını
Yıldızlar yakamozlar gibi salınır
Göz kırpar uzaktan bir tekne
Ay dede yerini alır geceyi görünce

Yağmurlu düşler biriktiririm
Gökyüzü grileşince
Saçak altına uzanır hayallerim
Sağanakta çiçek açar menekşelerim

******
Yağmurda dökmeli içini, ferahlamalı içten içe. Damlalar düşerken birbiri ardına arınmalı hayat meşgalesinin tumturaklı yanlarından, yaşama yeniden tutunmalı.  Bir dolu, bir boş misali. Nasıl da imrenirim düşen her damlanın billurluğuna.

Yağsın yağmur, yağsın ya! Yağıyor işte, alabildiğine. Gök delinecek sanki. Bir hışım, bir öfke ki gök gürültüsü eksilmiyor yanı başımızdan. Göletler büyüdükçe darbelerin hışmından çukurlar oluşuyor. Has bel kader bir araç geçerse üstünden çamuru istediği kadar sıçratsın, kızan yok, küsen yok.

Seviyorum buraların ıssızlığını. Günaydının içtenliğini, merhabanın sıcaklığını iliklerime kadar hissediyorum. Yokluğu, hiçliği peyder peyder damıtıyor, hepsinden birer nebze işliyorum yüreğimin derinliklerine.

Günlerin hükmü yok belleğimde, her gün yeni bir gün işte. Ocak ayını yağmurla karşılamaya değdi doğrusu. Göğün delinmesine güller de ışkın vererek karşılık verdi. Gönlümün değdiği her yer patlamaya hazır tomurcuk. Yaprakların arasından küçücük kafasını uzatarak salınan tırtılın su damlaları arasındaki yolculuğu izlenmeye değer.

Issızlık ve yalnızlık arasındaki ince çizgiyi Satranç’ta öğrendikten sonra bir yanım esir yalnızlığın müphem dünyasına. O nasıl esaret Yarabbim! Aynı odada dön dolaş, her noktasını belleğine al ve gördüğün ilk varlık alt üst etsin dünyanı. Bir kitap tüm dünyanı değiştirsin, çarşafın satranç tahtan olsun, ekmek parçaları da taşların. Onları isle, kurumla boya al sana hayat çeşni sinden bir ton daha. Bir yanın ak bir yanın kara.

Yok, öyle değil! Burada yalnızlık değil, ıssızlık hakim. Topu topu iki elimin parmaklarını geçmeyen aileler içine çekilmiş, kaderini yaşıyor doyasıya. Keder gibi neşede beleş. Ziyanı yok, ne alacaklıyız bu dünyadan ne de borçlu. Şair misali, bedava yaşıyoruz, bedava.

Yağsın yağmur, yağsın ya! Mis gibi kokan toprak içinde nice tohumlar beslesin. Yaşam bu kısa döngüde nefeslensin alabildiğine. Sebeplensin yer, gök düşen her damlanın bereketinden. Çokluk değil ki mesele yeter ki içinde yoksunluk olmasın.

Merhaba işlevini buluyor ya gerisine ne hacet! İster martıyı selamla, isterse coşkuyla kabaran dalgalara yüreğindekileri salıver gitsin. Kumların üzerine yazdın mı sevincini, acını, kederini bir yol bekle ki gün değsin de yüreğin yol bulsun kendine. Yağsın yağmur, yağsın alabildiğine. Islanmak da bahanen olsun…







12 yorum:

Mücahit Dogan dedi ki...

Çok güzel bir şiir, çok güzel bir paylaşım... Emeğinize sağlık, fotoğraf da çok anlamlı germekten, paylaşımın ruhuyla çok uyumlu olmuş. Mutlu akşamlar diliyorum :)

Mukaddes'çe Konuşan Satırlar dedi ki...

Görüşlerin için teşekkür ederim, sevgili Mücahit. Sana da mutlu ve umutlu hafta sonları. Selamlarımla:)

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar.
Sonsuzluk kavramı her zaman korkutmuştur bizleri. Ama biz biliriz ki, bu kavram şu anda üzerinde yaşadığımız yer küresi için geçerli bir kavram değildir. Çünkü, her canlının bir sonu vardır. Yağmur hem rahmettir, hem de uçsuz bucaksız gökyüzünün gözyaşlarıdır. Yağmur, her birimizi çok farklı duygu ve düşüncelere kısacası düşlere götürür. Kimimiz kendini yağmur tanelerinin rahmetinde, kimimiz de gözyaşlarında bulur. "Yağmurlu Düşler" başlığı altında paylaşılan bu güzel şiir ve yazıyı bizlerle paylaşan kalemi ve yüreği kutlarım.
Selam ve dualarımla.

Mukaddes'çe Konuşan Satırlar dedi ki...

Merhaba Recep Bey,

Sonsuzluktan ürpermemizin bir nedeni de evrenin var oluşundan çıkardığımız gizli manadır belki de. Varlığın en saf ve yalın halini gözlerimizle görmek, Yaradanın nizam ve intizamının bir şahididir de. Yağmur hepimizi farklı yakalar, kimimizi sarsar, kimimizi derin düşüncelere salar. Diğer canlıların yuvası, çiftçinin elinin emeği toprağın bereketidir yağmur. Güzel görüşleriniz ve yorumunuz için teşekkür ederim, sizinde gönlünüze sağlık. Her daim selam ve sevgilerimle.

Daha Mutlu Yaşam dedi ki...

Ben de yağmurda saatlerce yürümeyi severim.Zaten şemşiye kullanmayı da pek sevmem.Sıcacık olmuş sizin şiiriniz de :)

Mukaddes'çe Konuşan Satırlar dedi ki...

Şemsiye olmayınca yağmurun keyfine erişiliyor sanki:)
Yorum için teşekkürler, selamlarımla...

Arif öztürk dedi ki...

Yağmurun, karın altında ıslanmak insanın ruhunu gençleştiren şeylerden bence. Şiir de çok güzel yazı da. Emeğinize sağlık :)

Mukaddes'çe Konuşan Satırlar dedi ki...

Aynen katılıyorum size. Yağmur ve kar insan ruhunu besliyor sanki. Beğeniniz için teşekkürler, selamlarımla:)

Yasemin Işık dedi ki...

Hoşuma gitti yazınız. Anlatımınız çok duru. Emeğinize sağlık.

Mukaddes'çe Konuşan Satırlar dedi ki...

Sevgili Yasemin, yorum için teşekkürler. Sizinde gönlünüze sağlık, sevgiler:)

Esra Takım dedi ki...

Şiire hayran oldum, yazınıza da öyle. Sizin mükemmel cümlelerinizden sonra ne yazacağıma karar veremiyorum Mukaddes hanım, kaleminize sağlık :)

Mukaddes'çe Konuşan Satırlar dedi ki...

Esra Hanım, bu güzel yorumdan sonra asıl ben ne yazacağımı bilemedim. Gönlünüze sağlık, sevgi ve selamlarımla:)