11 Nisan 2018 Çarşamba

# Denemeler ve gündelik yaşam

Hayat Bu!



























Uzun süredir ayrı kaldığım aileme kavuşma hevesiyle yolculuğumun bir an önce bitmesini istiyordum. Baharın tazeliğine ve canlılığına bakılırsa hiç de sıkıcı bir yolculuk olmayacaktı benim için. Tüm seyahatlerde ısrarla seçtiğim cam kenarı bu seferde iyi bir tercihti.

Çantama yerleştirdiğim kitabı okumak amaçlı birkaç kez elime alsam da aklım baharın naz ende günlerine imrenircesine dışarıdaydı. Dallarından sarkan pembe ve beyaz çiçeklerin bir kısmı yerlere dökülmüş, hali hazırda çiçek açacak tomurcuklar da baharı müjdeliyordu. Doğanın yeşillerle bezenmiş bu muştulu hali ustalığını maharetle donatmış bir ressamın tablosu gibi iç açıcıydı.

Okul yıllarında uğramaktan keyif aldığım Yüksel Caddesi ve Olgunlar Sokağını zihnimde kurguladığım bu kadraja sığdırmak istesem de hayal kırıklığı yaşamak, coşkulu ruh halime sığmazdı. Yirmili yaşların baharla uyumlu havası yolculuğuma ayrı bir renk katıyor, o yaşlara özgü zaman döngüsü tüm canlılığıyla beni keşfe çıkarıyordu .

Tesadüflere inancım küçük rastlantılardan öteye gitmese de mucizelerin varlığını düşüncelerimin bir köşesine yerleştirmiştim. İhtimaller, mucizelere nazaran hep vardı ama bir de aklımızdan geçirip bilincimize taşıdığımız bazı olayların tekrarını rastlantıdan öte olağan buluyordum.

Otobüs yolculuğum beni anılarımı taşırken, o kargaşada terminalden aceleyle alıp birkaç kez okumaya yeltendiğim kitabı yeniden yokladım.  Asıl isteğim sabırsızlığıma yenik düşmemekti. Yolculuklarda uykumun gelmemesine üç rakama ulaşan kilometreyi de eklersem kitabı yarılama olasılığım bir yana, beğenme ihtimalim de okumama sebepti.

Yanılmamışım. Balzac’ın, Goriot Baba’daki doğa ve insan tahlilleri, sosyal sınıf farklılıkları, maddiyat ve maneviyat arasındaki uçurumu belirginleştirdiği satırlar, en fazla da servetini kızlarının mutluluğu için harcayan babanın dramı ziyadesiyle etkilemişti beni. Gençlik ve yaşlılık, lüks ve sefalet gibi ilk bakışta ayırt edemeyeceğim birçok olgu gibi tezatlıkların tuhaf birliktelikleri de yolculuğum esnasında zihnime kazınmıştı. Okuduklarımı öyle içselleştirmişim ki ne zaman benzer bir yaşam öyküsüne rastlasam Goriot Baba’nın yaşamı gözümün önüne gelir. Yaşananların kurgu olduğunu bilsem de gerçek yaşamın yansıması olarak görürüm romanı.

Aradan geçen onca yılın ardından yine bir bahar günü Ankara’ya benzer duygularla seyahat ederken tanıştığım amca yıllar öncesine götürdü beni. Aradaki tek fark kırklı yaşların birikimi yaşanmışlıklardı belki de. Geçen yıllara nazaran zaman iyi bir dinleyici olmayı öğretmişti bana. Dinlerken müdahaleden uzak, sabırlı ve rahat tavırlar sergilesem de yaşam öykülerinin belleğimdeki izleri ilk günkü hissiyatını yıllar boyu korur.  

Geçirilen zaman sevinçleri, kargaşaları ve olmazlarıyla hayatın rengarenk sayfalarında yerini alırken, yaşam geniş yelpazesiyle sarmıştı hepimizi. Anlamındaki gizem bu nedenle herkes için farklı olmalıydı. Amcayı nazarımda haklı çıkaran yaşamın kareleriyle örtüşen gerçekliğiydi belki de. Hayat, bu! Şeklinde hemen her cümlenin ardından çıkan sayısız tekrara ve serzenişe bakılırsa kırgınlığını sözcüklerine yansıtırken ki duyguları karışıktı. Sitemkar tavrının ardında rastladığım en belirgin duygu ise özlemdi. Anlattığına göre, dört tane oğlu varmış. Eşi öleli on sene olmuş. Eşini kaybettikten sonra oğulları ziyaretlerini giderek azaltmış. Birkaç yıldır da ancak rahatsızlandığında uğruyorlarmış. Seksen beş yaşında olmasına rağmen, işlerini kendisi yapıyormuş. Onu en çok rahatlatan, eşi ölmeden önce yemek yapmasını öğrenmesiymiş.

Yaşlı bir insanın dudaklarından dökülen, “Hayat, Bu!” Söylemi yaşanılanların özetiydi sanki:

-Hayat, bu! Kendi işimi kendim yapıyorum. Her şeyde maddiyat değil zaten. Kira gelirim de maaşımda var. İşleri güçleri olmasa oğlanlar gelip hatırımı sorarlar ama malum. Hayat, bu! Meşguliyetin olmadan yaşayamazsın ki. Hayat, bu!

18 yorum:

  1. keşke ben de gidebilsem aileme KEŞKE :(

    YanıtlaSil
  2. Umarım yakında gidersin canım:)
    İsteklerinin fırsatlara dönüşmesi dileklerimle, sevgiler:)

    YanıtlaSil
  3. Selam Ankara'da yanlış anlamadıysam aileniz vra. nerede yaşıyorsunuz anlamadım.Ankara'ya tekrar gelirseniz tanışmak isterseniz tanışalım. Sizi Ankara'da gezdiririm.Sevgiler.

    YanıtlaSil
  4. ne güzeel duyarlı anlatmışsıınıız. balzak en sevdiklerimden yaaa tonla kitabını okudum, yüksel caddesi ve olgunlar, ah bayılırım, hele dost kitabeviii, akman bozacısı, şimdi kapanmış, mülkiyeliler :)

    YanıtlaSil
  5. Merhaba. Doğru anlamışsınız, doğma büyüme Ankaralıyım ve Ankara'da ailemle birlikte yaşıyorum. İş nedeniyle Ankara dışında çalıştım bir süre. Birkaç yıldır uzattığımız tatilden dolayı da gel gitler içindeyiz. Blog toplantısında tanışmıştık, yeniden buluşmak umuduyla, sevgi ve selamlar:)

    YanıtlaSil
  6. Ne güzel yerler ama Deeptone.
    Hepsinin yeri ve anısı başka:)

    YanıtlaSil
  7. evet ama di miii, üniversiteden sonra bi süre ankarada yaşadım yaa, istanbula gelmeden önceeee, ankara kültür sanat yönünden istanbul ve izmirden daha güçlü ve oturmuş, kültür sanat yönünden bende ankara kültürü vardır o yüzden, kızılay civarındaki şiir, öykü, felsefe, tiyatro etkinliklerine hep katılırdıım, ayrıcaa daa, kocatepe camisi ve beğendik karşısında ihlas holding var, alt yanında büyülü fener sinemasıı, onun yanında oturuyoduum, o kadar severim ki ankarayıııı, bir gün adalet ağaoğlu ile tanışmıştım yolda, ankaralı o daaa, eskiden ankara radyosunda çalışırmış, onu da çok severim, bir dee, yükselde kafelerde nihat genç oturudu hep, sohbet ederdiiii :) hele tunalıya da bayılırım ve seğmenler parkııııı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. deep senin Ankara'da bir süreliğine yaşadığını bilmiyordum:)Evet gercekten de dost kitabevi,olgunlar,tunalı,segmenler,kuğulu park hepsi birbirinden güzel:))

      Sil
  8. Çağrışım adına teşekkürler Deeptone:)

    YanıtlaSil
  9. Sevgili Mukaddes Ankaralı olupta Yüksel caddesi ve Olgunları sevmeyen yoktur gerçekten:)Ben de Ankarada yaşıyorum.Birgün yollarımız keşisirse bir kahve içeriz karşılıklı:)
    Bu arada Balzac en sevdiğim yazarların başında gelir..Sevgilerimle❤

    YanıtlaSil
  10. 85 yaşında olup da tek başına ve tüm işini yapabilmek yine çok şanslıymış bence, hep diyorum Allah elden, ayaktan düşürmesin, o kadar korkuyorum ki, epeydir hastane, ev, mr çektirme gidip geldim bu aralar, her şeyin başı sağlık...oğullarının o yaşta birini tek başına bırakmaları bana çok yanlış geldi:(
    Hüzünle okudum.....

    YanıtlaSil
  11. Aynı fikirdeyim Sevil. Olgunlara öğrenciyken ikinci el kitap almak için uğrardım. Ne kadar kitap almışsam o kadar mutlu olurdum. Büyüyünce sevinmek bir hayli zorlaşıyor. Umarım tanışma fırsatımız olur. Balzac bence de büyük yazar. Sevgilerimle canım:)

    YanıtlaSil
  12. Yaşamının bir kesiti Ankara'da geçip de unutan yok galiba. Deep de bir süre Ankara'da yaşamış. Güzel bir hafta sonu dileklerimle, selamlarımla Sevil:)

    YanıtlaSil
  13. Yanlışlıklar epeyce artıyor bu aralar. Herkes yaşlanacağını unutup, sevdiklerini ihmal ediyor. Mecburiyet insanlara neler yaptırmıyor ki. Durum bizde de aynı Müjde ablacığım. Hastanelerden başımızı alamıyoruz. Allah acil şifalar versin, umarım tüm sıkıntılarını atlatırsın. İyi bir hafta sonu geçirmen dileklerimle, selam ve her daim sevgilerimle:)

    YanıtlaSil


  14. İçim acıdı. Yaşlısının kıymetini bilmeyen bir nesil var ne yazık ki. Halbuki onlar hayatın rengi,geçmişimiz onlarda saklı. dildennagmeler.blogspot.com

    YanıtlaSil
  15. Sevgili BirTatlıHuzur,

    Bu olay öyle içselleşiyor ki anlamak zor. Evet, yaşlılarının kıymetini bilmeyenler bugünden de zevk almaz galiba. Yorum için teşekkürler, selamlarımla:)

    YanıtlaSil
  16. Goriot Baba'yı ben de sevmiştim, hala unutamadıklarımdan. :))

    YanıtlaSil
  17. Unutamıyor bende, Goriot Baba sevgisi uzun sürecek benliğimde:)

    YanıtlaSil

Bu sitede yer alan yazıların tamamı, dilimkalemim.blogspot.com’un yazarı Mukaddes’çe Konuşan Satırlar’a aittir. Yazılarımın ve şahsıma ait görsellerin izinsiz olarak kopyalanması ya da kaynak gösterilmeden alıntı yapılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur. Aksine hareket edildiği takdirde, yasal işlem başlatılacaktır.