9 Haziran 2019 Pazar

# Edebiyat&Kültür&İnsan

Ağaçların Gizli Yaşamı

Ağaçların Gizli Yaşamı, bir ormancının gözlemlerinden yola çıkarak aktarılmış bir kitap. Ağaçlar ile insanlar arasındaki  iletişimi gözler önüne sererken, doğaya saygı Peter Wohlleben'in kaleminden ustaca dile gelmiş.  Bu kitap bilimsel verilere dayanarak yazılmış bir kitaptan öte gözlem ve tecrübe esasına dayanarak, Orman Müdürlüğündeki görevi sona erdikten sonra ağaçların gizli yaşamı ile iç içe olan Peter Wohlleben'in bilgi ve deneyiminin yanı sıra doğaya olan hürmetkar tutumunu da yansıtmış.

İnsanların kendine has dünyasında, varoluş süreçleri nasıl ki yardımlaşma esasıyla varlığını koruyorsa yazar aynı birlikteliğin ağaçların dünyasında da benzer şekilde yürüdüğünü dile getiriyor. Bir ağacın yaprakları azalıp, kurumaya başladığında veya tükenmeye yüz tuttuğunda diğer ağaçlar onu ayakta tutmak için çabalıyor. Nasıl mı? Kökleri aracılığıyla eksik olanı bütünleşerek tamamlıyorlar. Şekeri mi eksik, suyu mu az? Sorun neden kaynaklanıyorsa düzeltmek için çaba gösteriyorlar.
Dahası da var! Bizler gibi aralarında konuşup sohbet ediyorlar. Varlıklarının devamını bir şekilde sağlamak için ailelerini günden güne genişletiyorlar. Onlarında bir soyu var. Türleri arasındaki alışverişleri insanları bile imrendirecek cinsten.

Canlı ibaresindeki can yaşam kaynaklarını sergilerken, unuttuğumuz şey onların kendine has dünyaları olsa gerek. Sırf dilleri yok diye diğer canlıları sessizliğe mahkum etmek yerine onların seslerine de kulak vermemizi salık veren kitabın öngörüsü umarım evrenimizde farkındalık yaratır.

·    "Bir ağaç herhangi bir prensten daha soyludur." Ata sözü ağaçların değerini gözler önüne sererken,  görsellikleri  kadar işlevsellikleriyle de ağaçlar ekolojik dengeye hizmet ediyorlar. Bir ağaçla orman olamayacakları düşüncesi aralarındaki ilişkiyi güçlendirirken, Nazım Hikmet'in, "Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine" dizeleri de bu soylu birlikteliğe derin anlam katıyor.
"Ağaçların Gizli Yaşamı", görmemize rağmen düşünmediğimiz onca şeyi zihnimizde canlandırırken, çoğu ülkenin raflarındaki yerini uzun süre koruyacak gibi görünüyor.   Çünkü doğanın korunması adına çoğumuzun ciddi kaygısı var. Belki de onların dünyasından ne denli uzakta olduğumuzu görerek öz eleştiriye başladık bile. 
Ağaçların gizli yaşamı, aralarındaki iletişim, yardımlaşma süreçleri bu denli açık bir şekilde, üstüne üstlük kolaylıkla anlaşılacak bir üslupla aktarılırken, doğanın dünyasına daha özenli bir şekilde bakma taraftarıyım. Zira bir kitap, bir insanı bile değiştirecek güce sahipse; o bir insanda ağaçların gizli dünyasına hürmet edilmesini sağlayabilir. Neticede hepimiz aynı evrende yaşamını sürdürmeye çalışan canlılarız. Ağaçların kendine has dünyalarını tanımak adına bu kitap okunmalı düşüncesindeyim. 


Etiket: Ağaç, canlı, insan, doğa, kitap, orman

7 yorum:

  1. Keyifli bir yazı olmuş... Paylaşıma teşekkürler...

    YanıtlaSil
  2. Görüşleriniz için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  3. Aaaa.....iyi ki tam penceremin önünde ve cam silerken gözüme, alnıma diken diken batan çam ağacını kestirmeye kıymadım. Bir komşu (apartmana ilk taşınan komşulardan)dikmiş çamı ama aptal olduklarından öyle bir yere dikmişler ki, muhteşem bir çam ağacı oldu, biz rahmetli annemle taşındığımızda pencere hizasına gelmemişti, şimdi benim üst katıma kadar çıktı, onlar da şikayetçi, benim güneşim gitti, aydınlığım gitti, cam silerken bıçakla kesmek zorunda kaldım dalların uçlarını gözüme giriyor, kafama batıyor ama kıyamıyorum öyle güzel ki....şimdi bu yazıdan sonra asla ...:))
    kitabı mutlaka okumak isterim eline sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Müjde abla, lütfen kusura bakma bloga giremediğimden yorumunu yeni gördüm. İlgin için çok teşekkür ederim. Evet onlarda canlı ve senin bu konudaki hassasiyetini biliyorum. Çok da doğru demişsin bazen nereye ne dikeceğimizi bilmeden hareket ediyoruz. Sonrası bir canlının yok oluşuna seyirci olmaksa dikkatli davranmak gerekir diye düşünüyorum. Mutlu hafta sonları dileklerimle, sevgi ve selamlar...

      Sil
    2. Kız Allah iyiliğini versin, ben de niye başka arkadaşının yorumunu yayınlamış, benimkini yayınlamamış diye kendimi yiyip bitirdim. Ay neyse şimdi içim rahatladı:) estağfurullah ben kolay kolay kusura bakmam ama böyle olunca evham yapabiliyorum. Ağaca gelince valla kıyamıyorum da, çok da mağdurum gerçekten cam silemiyorum, hırsız tırmanır diye korkuyorum, güneşim, aydınlığım gitti..ne yapacağım bilemiyorum..:( Sağol canımmm, benden de sana mutlu hafta sonları, sevgiler, selamlar.

      Sil
  4. Keyifli bir yazı, ilgi çekici bir kitap. Oğlumun da okumasını sağlayacağım. Teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlginize teşekkür ederim ve lütfen kusura bakmayın bloga giremediğimden yorumu yeni gördüm. Mutlu hafta sonu dileklerimle:)

      Sil

Bu sitede yer alan yazıların tamamı, dilimkalemim.blogspot.com’un yazarı Mukaddes’çe Konuşan Satırlar’a aittir. Yazılarımın ve şahsıma ait görsellerin izinsiz olarak kopyalanması ya da kaynak gösterilmeden alıntı yapılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur. Aksine hareket edildiği takdirde, yasal işlem başlatılacaktır.