1 Ekim 2019 Salı

Hoş Gelmişsin Sonbahar


Hoş geldin dediğime bakmayın, bir ayını devirdik güzün. Yine de pastırma sıcaklarını görmeden vedalaşmayacağım baharın son günleriyle.

Bugün sımsıcak bir güne uyandık. Gerçi ne olacağı da belli olmaz! O yüzden gardıroplarda bir türlü alışamıyorlar kararsız hallerine. Güz hazırlıkları ise tam gaz sürüyor bazı evlerde. Uzmanlar meyve ve sebzeleri mevsiminde tüketin deyince dolaplarda yazlık sebzelerle dolup taşıyor.

Bu hengame eğlendirmiyor da değil! O gün yaptığın uğraşlar ne kadar yorucu olursa olsun döktüğün alın teri gününe renk katıyor. Hazırcılığın her zerremize sızdığı günümüzde, “Bu da benim emeğim” demenin keyfine diyecek yok ne de olsa.

Hazırlıklı olmak dediysem bu duruma kulak asmayanlar olduğu gibi, kendi yapamasa dahi bunları temin etmek için uğraşanları da unutmamak lazım. Malum, organik ürünler revaçta. Hal böyle olunca çoluğu çocuğu toplayıp en yakın köye uğramak cabası. Yıllardır uğramadığımız, gitmesek de gelmesek de diye anılarımıza sakladığımız yerler artık siparişlerimize yetişemiyor. Köy kahvaltıları, yöresel ürünler derken yıllardır unuttuğumuz, belki de burun kıvırdığımız yerler şimdi yetişebildiği kadar hizmet veriyor.

Gezeni, uçanı, kaçanı derken millet tavukların peşine düşünce, çilli horozlar da hindi gibi kabarıyor. Ne de olsa daimi misafirleri var, gözler onların üstünde. Hatırlar mısınız bilmem, öğrenciyken büyüklerimiz bizlere hayvanlarla ilgili sorular sorarlardı. Mesela, tavuğun, koyunun kaç ayağı var? İneğin, keçinin yavrusuna ne denir? Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar gibi. Bu sorulara yanlış cevap verdin mi vay haline! Kaşla göz arasında IQ değerlerin çıkarılır, dört işlem bilmişliğin hatta kerrat cetvelini su gibi içmiş olman dahi yabana atılırdı.


Şimdi bu sorulara cevap vermenin tam zamanı! Dananın altında buzağı aradığın yetmezmiş gibi, eğer varsa köylük yerlerde tanıdıkların onlar da haşmetli misafirin olmaya aday. Zira organik meyve, sebze, süt ürünlerinin en tazesi onda. Fiyatları da malum. Yoksa tabana kuvvet yöresel ürün satan yerleri arar durursun.

Bu tezat öyle dehşetli ki! Kentliler havası, suyu temiz, ürünleri doğal derken köylere artık farklı gözlerle bakıyorlar. Köydekiler ise rahatlık, dinlence derken kentliler gibi yaşamak istiyorlar. Devir tersine dönüyor sanki. Olan gezen tavukla, çilli horoza oluyor!

Gurbetçiler çoktan yola düştüler.  Bağ bozumları yapılırken, tarhanalar ve sebzeler kurutuluyor. Gözler ise güneşin üzerinde, maazallah bir yağmur yağacak olsa telaş arttıkça heyecan da üçe beşe katlanıyor. Pekmezler kıvamını bulsun, salçalar kaynatıla dursun kuşlar bile tüneyecek sıcak yerler arıyor.

Dedim ya güz ayları telaş ayları! Kimileri hüzünlü bulsa da benim için baharın son günleri yaşama dair. Ayrılıkları, ölümleri bu mevsime yakıştıranlar söyleyin o vakit, bu kadar hareketlilik, bu kadar canlılık, bu denli yaşama isteği hangi mevsimde var?





Etiket: Güz, ürün, hüzün, bahar, mevsim, tezat

8 yorum:

  1. Güzün ortası neredeyse ama buralardan yaz gitmedi hâlâ.

    YanıtlaSil
  2. Son cümlelerinde ne güzel vurgulamışsın. O halde bütün neşesi ve canlılığyla gelsin bakalım sonbahar, başımızın üstünde yeri var.

    YanıtlaSil
  3. Bursa'da da bugün hava sıcaktı :) Köylüler köyün değerini bilmiyor, şehre gelmek istiyor. Şehirliler şehirde mutlu değil, köylere kaçmak istiyor. Tam da konuya uygun bir karikatür :)

    YanıtlaSil
  4. Sonbahar yaz ile kışın kıyasıya çekiştiği bir mevsim.Yakında kış galip gelmeye başlar tabi :))

    YanıtlaSil
  5. Gelmesin diyorum, hiç değilse bir süre:)
    Selamlar.

    YanıtlaSil

Bu sitede yer alan yazıların tamamı, dilimkalemim.blogspot.com’un yazarı Mukaddes’çe Konuşan Satırlar’a aittir. Yazılarımın ve şahsıma ait görsellerin izinsiz olarak kopyalanması ya da kaynak gösterilmeden alıntı yapılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur. Aksine hareket edildiği takdirde, yasal işlem başlatılacaktır.