Edebiyat&Sanat ve Kültür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Edebiyat&Sanat ve Kültür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Eylül 2017 Cumartesi

Netflix'ten yürekleri kuşatan bir dizi, Anne with an E











Anime olarak keyifle izlediğim filmin Netflix'te dizisini görünce yıllar öncesindeki kadar heyecanlandım. Üzüntü verici yanı ise sırf bu yüzden dizi izlemeyi ertelerim. İzlediğiniz dizinin devamı yapılmayacaksa önceden izledikleriniz yarım kalıyor.

15 Eylül 2017 Cuma

Parfümün Dansı ve Koku Metaforu


Fantastik öykülerin ve bilim kurguların en güzel yanı, serüvenlerdir. Bu anlamda, Tom Robbins'in hayal gücünün sınırlarına ulaşmak olası bile değil. 

8 Ağustos 2017 Salı

Yaşamayı Öğrendiğim Gün

Hayatınızdaki her şey kötüye gidiyor.

Sahip olduğunuz değerleri ardı ardına kaybediyorsunuz.

Özel hayatınız kabusa dönerken, iş ortağınız hissenizi almak istiyor.

27 Temmuz 2017 Perşembe

Kırık aynalardan süzülen sanat ışığı


Kırık aynaların üzerimde bıraktığı etkiyi geçen yıllara rağmen unutamam. Kalın buzlu camlarla toprağı eşelemek, baharda çıkan sarı çiğdemlerin köklerine doğru uzanmak, güneşe baktığımda gördüklerimi ha bire bir şeylere benzetmenin büyüsü çocukluk yıllarımdan kalmadır. 

24 Temmuz 2017 Pazartesi

Kardan Adam, Harry Hole ve Jo Nesbo


Jo Nesbo, dedektifiyle seri katili hiç umulmadık yer ve zamanda yakalatma becerisine sahip olunca yazdığı romanların çoğu beyaz perdeye de uyarlanıyor.  Okuduğum diğer romanları filmlerden güzel bulsam da Jo Nesbo’nun romanları hakkında aynı şeyleri söyleyemem. Karakter sayısını epeyce artıran yazar, durağanlık ve aksiyon arasındaki dengeyi iyi kurmuş. Okuduklarımdan canlandırdığım kadarıyla dedektif Harry Hole; keyfine düşkün, ağırkanlı, merhametli, insanlarla iyi iletişim kuran bir kişi. Peki, nasıl oluyor da yaptığı ters köşelerle seri katili ansızın yakalıyordu? İşte o da Jo Nesbo'nun kurgulama becerisi. Okuyucularına mükemmellik ve sıradanlığın herkeste var olduğunu göstermek istemiştir belki de.  

14 Temmuz 2017 Cuma

Sanat insan içindir

Yıllardır tartışılmasına rağmen konuya son noktayı koyabilmek mümkün olmamıştır. Süregelen tartışmalar, “Sanat, sanat için mi?”, “ Sanat, toplum için mi?” görüşleri arasında hükmünü sürdürmeye devam etmiştir.

Günümüzde popüler kültürün dayatmaları sanat anlayışının bir kez daha sorgulanmasına olanak tanımıştır. Asıl olan, sanat hangi amaca hitap ederse etsin odak noktası insandır. Bir başka deyişle insan olmadan sanat yapılamaz da sergilenemez de. Yazılan eserleri okuyacak, filmleri, oyunları izleyecek kişi yoksa konu hakkında değerlendirmede yapılamaz.

12 Haziran 2017 Pazartesi

Suyu en iyi yansıtan ressam…


ABD’li ressam, Reisha Perlmutter’in tabloları görenleri büyülüyor. Su altı dünyasından ilham alan sanatçı tuvallerinde harikalar yaratıyor.

Dönüşüm oluş değil, sonuçtur!

“Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.’’ 
Benzerlerinin çoğalmasını istediğinde insan nasılda azalıyor? Aynılaşmak hücrelere asalak gibi işleyince atılan çığlık da bumerang etkisiyle geri dönüyor. Bu av oyununu denemek yürek ister, çünkü atılan ok atanı da öldürebiliyor.

9 Haziran 2017 Cuma

Katya’nın Yazı








Tavan arasına her çıktığımda ayrı bir heyecanlanırım. Raflara sığdırılmış kitapların çok eski baskılarına, adı bile duyulmamış kitapların değişik zaman döngülerine rastladığımda, geçen zamana tanıklık ediyormuşum hissiyatına kapılırım. Her kitap yaşamın farklı izlerini yansıtırken, basım tarihleri, kitap kapakları o dönemin kurguları hakkında da bilgi verir.

6 Haziran 2017 Salı

Ümmiye KOÇAK, Türk kadınının öyküsünü yeniden yazdı

Reklamlardan anlamlı olanlarını hiçbir programa değişmem doğrusu.  Filli boyanın Dünya Kadınlar Günü için yaptığı duyarlı reklamın ardından şimdi de Ümmiye Koçak’ın Ronaldo ile ekran karşısına çıktığı reklam ilgimi çekti. Samimiyetiyle göz dolduran Anadolu kadınının tiyatro sevdası beni ziyadesiyle etkiledi doğrusu.

15 Nisan 2017 Cumartesi

Gelincikleri hüzünlendirip kemanını ağlatan adam


Farid Farjad, İranlı keman virtüozu. Çocuk yaşlarda başlamış onun keman ve piyano aşkı. Ülkesinde müziğin haram kabul edilip yasaklanmasından sonra Kaliforniya’ya yerleşmiş keman virtüozu. Kah ülkesinden ayrılmanın hüznü kah yaşadıkları kırgınlığa itmiş müzisyeni. Duyguları derinleştikçe, dünyayı inleten besteler bir biri ardına dökülmüş yüreğinden.

4 Nisan 2017 Salı

Zamana meydan okuyan deli!

Salvador Dali... Kimilerine göre çılgın kimilerine göre de dahi. Ressam, "Bir deliyle benim aramda tek bir fark var. Deli aklının yerinde olduğunu sanır. Bense deli olduğumu biliyorum." sözleriyle ifade eder kendini. 

Kabuğuna sığmayacak kadar coşkun yapısını, tavırlarına, kıyafetlerine hal ve hareketlerine yansıtınca olumsuz sayılacak özellikleri şöhret yolundaki tüm kapıları aralar sanatçıya.


2 Nisan 2017 Pazar

Birer birer gidiyorlar!

O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler... (Yaşar Kemal)
Hababam Sınıfı'nın Güdük Necmi'sini, Halit Akçetepe'yi kalp krizi geçirmesi nedeniyle kaybettik. Hababam Sınıfı öksüz kaldı yine. Ailesinin, sevenlerinin ve sanat camiasının acısı çok büyük. Tiyatroya, sinemaya emeğini vermiş gerçek sanatçılar kolay kolay yetişmiyor artık. Kara mizahın önde gelen temsilcilerinden biriydi sanatçı. Gülerken ağlatabilmeyi, tebessümlerin arasına sıkışmış hüznü çok iyi yansıtıyordu Halit Akçatepe, namı diğer Güdük Necmi.


29 Mart 2017 Çarşamba

Aykırılıkların efsanevi sesi Bob Dylan & Nobel Edebiyat Ödülü ve düşündürdükleri

Bob Dylan… Ününden, müzisyenliğinden çok şarkı sözlerinin anlamı iz bırakır benliğimde. Hani hırçın dalgaların kayalara sertçe vurup, aşındırması gibi ruhumda bıraktığı etkiler de uzun vadelidir. Bu kışkırtıcı tavrı dindiğinde bembeyaz köpükleriyle duru ve yalın duygular hükmeder yüreğime.


28 Mart 2017 Salı

Oyuncularını imgeleriyle konuşturan Güney Koreli Yönetmen Kim-Ki-Duk

Güney Koreli yönetmeni sıra dışı yapan o kadar çok özellik var ki. Filmlerini ilk kez izleyenler için çizgileri çok keskin mesela. Ya severek izlemeye devam edersiniz ya da 'bir daha mı, asla' diyerek geçirdiğiniz dakikaların hesabını sorarsınız. Aslına bakılırsa yönetmen kendi ülkesinde çoğu konuyu eleştirilip, muhalefet olduğu için pek sevilmiyor. Batıda ise bir ödülden diğerine koşturuyor.

                           

27 Mart 2017 Pazartesi

Anadolu ermişleri, zamane dervişleri ve OSHO teorileri

Anadolu ermişleri denildiğinde aklımıza ak sakallı, nur yüzlü ihtiyarlar gelir. Fiziksel özelliklerinin yanı sıra dünya nimetlerine yüz çevirmiş, kendi yağıyla kavrulan, nefsini terbiye ederek, Yaradanına kavuşacağı günü bekleyen, sabırlı, merhametli ve insancıl özellikleri nedeniyle sevilen, sayılan bilge kişiler akla gelir.

20 Mart 2017 Pazartesi

Apollon’un aşkı, Dafni'nin gözyaşlarını dindiremedi

Yunan Deniz Tanrısı Peneus’un kızı Dafni ay parçası kadar güzeldir.
Lakin evlenmeye niyetli değildir.
Baş Tanrı Zeus’un kızı Artemis gibi bakire kalmaya ant içmiştir.
Günlerini ormanda gezerek, hayvanları severek geçirir.
Bir gün karşısına Apollon çıkar.


19 Mart 2017 Pazar

Bir Psikiyatristin Gizli Defteri

Karmakaşık zihin yapısının bizleri ne kadar şaşırtacağına dair yazılan bilimsel eserlerin sayısı gittikçe artıyor. Bir Psikiyatristin Gizli Defteri, Dr. Gary Small’in mesleğe başladığı günden itibaren karşılaştığı sorunları, deneyimleri, farklı insan profillerini gerçek hayat hikayelerinden oluşan seçkilerle anlatıyor.

9 Mart 2017 Perşembe

Alp'lerin gün görmeyen yüzü ve Heidi gerçeği

Çocukluğumun gülen yüzü, neşeli, şefkatli bir o kadar da yardımsever çocuğu Heidi. Saman yığınları arasından yıldızları seyreden, Alp dağlarında pür neşe çığlıklar atarak dolaşan, Peter'le beraber keçileri otlatan, keçi sütünü ve peyniri iştahla atıştıran, kırmızı yanakları ve küt saçlarıyla  görüntüsü aklımdan çıkmayan sevimli kız çocuğu Heidi. 

Jenerasyonumdan olup da Heidi'nin öyküsünü bilmeyen yoktur sanırım. Annesinin ölümünün ardından teyzesi Heidi'yi huysuz dedesinin yanına bırakır. Dedesi, oğlunun ölümünden sonra köylülerle daha az konuşan, çalışkan bir çiftçi ve marangozdur. Heidi'yi önceleri kabul etmek istemese de zamanla bu sevimli kız kendini dedesine, en yakın arkadaşı Peter'e ve köylülere sevdirir. Mutlu mesut şekilde Alp dağlarında günlerini doğayla, hayvanlarıyla ve arkadaşıyla geçiren sevimli kız, okul dönemi geldiğinde 
teyzesi tarafından Frankfurt'a zengin bir ailenin yanına yerleştirilir. Bu ailenin kurallarına ve