Edebiyat&Sanat ve Kültür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Edebiyat&Sanat ve Kültür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2018 Perşembe

Nefes Kesen Bir Film - Whiplash


Filmi izledikten sonra etkisi devam ediyorsa, içeriğiyle ve görsel yanlarıyla duygu dünyanızda yer ediniyorsa, yaşamınızda bir şeyleri değiştirmenize ya da yeni başlangıçlara zemin hazırlamanıza yardımcı oluyorsa, düşünmenize, sorgulamanıza vesileyse film başarıya ulaşmış demektir. Whiplash, müzik ziyafetiyle, temasıyla, efektiyle, sürükleyiciliğiyle, oyuncu kadrosuyla adından söz ettiren, uzun süre de bahsettirecek bir film.

18 Nisan 2018 Çarşamba

Momo'nun Dünyası

Ya da zaman hırsızlarının
Ve çalınmış zamanı insanlara
Geri getiren çocuğun tuhaf öyküsü

Bazı kitapları çocuk kitabı diye nitelerken diğerlerinin de yetişkinler için yazıldığını düşünürüz. Yazar kime ithaf ettiğini belirtmemişse kafamız karışır bazen. Oysa bazı kitaplar güzel yanlarımızı korumak adına insanlık için yazılmıştır. Momo, çocuk ruhunun güzelliklerini yansıtan büyük küçük herkesin beğeniyle okuyabileceği bir kitap. Onu farklılaştıran, özel anlamlar yükleten bir çocuğun masumiyetini kaybetmemiş içtenliği ve yaşama verdiği değerdir. Dilerseniz, kulak verelim Momo'yu Momo yapan özel yanlarına.

9 Nisan 2018 Pazartesi

Aşka Geldim. Aşkla Geldim...


Su Serp Sineme
Çıkamazsın, gönlüm haremdir sana
Bakamazsın, eller mahremdir sana
Umut pınarından su serp sineme
Aslı’sın, bu yanan Kerem’dir sana 
Cemal SÜREYA

2 Mart 2018 Cuma

Satranç ve Yalnızlık Manifestosu


P
opüler kültür yaşamın her alanında etkiliyken cebri bir teslimiyet içindeyiz. Her şey çok hızlı tüketiliyor. İsteklerine çabuk kavuşmak, bir tuşla tüm işlerini halledebilmek kalabalıklara rağmen yalnızlaşmayı artırıyor. İsteklerin kısa sürede karşılanması, yardımlaşma olgusuna da zarar veriyor.

24 Ocak 2018 Çarşamba

Dönüşüm Oluş Değil Sonuçtur!

















B
enzerlerinin çoğalmasını istediğinde insan nasılda azalıyor? Aynılaşmak hücrelere asalak gibi yapışınca atılan çığlıkta bumerang etkisiyle geri dönüyor.  Bu av  oyunu öyle etkili ki denemek bile yürek ister, çünkü atılan ok atanı da öldürebiliyor.

Gregor Samsa da kendi oyununun güçlü bir parçası. Kafka kafasıyla şekillenip, evreni sarıp sarmalamış romanın başkahramanı. Toplum ona ne rol vermişse o da elinden geldiğince oyununa sadık kalmaya çalışıyor. Bir yere kadar ama… Çıkarlar çatışana dek.

17 Ocak 2018 Çarşamba

Toprak Ana ve Yankıları



Bir insanın acısı alıp götürdü mü anlam veremediğiniz o vahim, karmaşık dünyaya? Bir çocuğun gözlerine yansıyan çığlıkları görebildiniz mi uzaktan? Neyi paylaşamıyorum ki üç günlük dünyada diye içten içe sızlandınız mı hiç?

19 Kasım 2017 Pazar

İnci Küpeli Kız ve Aklımda Kalanlar


17 yüzyıl… Hollandalı Ressam Johannes Vermeer’in ölümsüzleştirdiği tablolardan sadece birisi ve en ünlüsü İnci Küpeli Kız.

Gizem, ressamın yaşantısındaki sıra dışılıkla dikkat çekiyor. Kendisi Protestan olmasına rağmen Katolik Catherina Bolenes ile evlenince Katolik inanışının gereklerini yerine getirir. Ancak ressamın bu eylemi eşinin ailesine yakınlaşma çabaları içinde değerlendirilerek kuşkulu bulunur.

16 Kasım 2017 Perşembe

Küçük Prens Büyümeyecek!


Bazı kitaplar yıllara meydan okuyacak kadar derin ve bilgedir. Hangi yaş aralığında olursa olsun, insana yeni şeyler öğretip dünyasına değer katar. Küçük Prens, yaştan öte yaşanmışlıklara paha biçen, çocuk ruhunun güzelliklerini yitirmemiş insanlara ithaf edilmiş bir kitap.  

Yazar,  Antoine de Saint-Exupéry yakın dostu Leon Werth'in  çocukluğuna adadığı kitap için, "Bütün koca adamlar bir zamanlar çocuktular (gerçi aralarında bunu hatırlayanlara az rastlanır ya.)" şeklinde görüşlerini açıklar. 

9 Kasım 2017 Perşembe

Evlat Edinmek İster misiniz?


Netflix, öne çıkan filmleriyle adından söz ettirmeye devam ediyor.  Second Best, 1994 yılında gösterime girmiş, duygusal ağırlıklı ve düşündürücü bir film. Aile bağlarının, sevgi ve emeğin kıymetini anlatırken bazı değer yargılarını da objektif olarak  ele alıyor.

28 Ekim 2017 Cumartesi

Zamana Meydan Okuyan Deli!

Salvador Dali... Kimilerine göre çılgın kimilerine göre de dahi. Ressam, "Bir deliyle benim aramda tek bir fark var. Deli aklının yerinde olduğunu sanır. Bense deli olduğumu biliyorum." sözleriyle ifade eder düşüncelerini.

Kabuğuna sığmayacak kadar coşkun yapısını, tavırlarına, kıyafetlerine hal ve hareketlerine yansıtınca şöhret yolundaki tüm kapılar aralanır sanatçıya.



23 Eylül 2017 Cumartesi

Netflix'ten Yürekleri Kuşatan Bir dizi & Anne with an E











Anime olarak keyifle izlediğim filmin Netflix'te dizisini görünce yıllar öncesindeki kadar heyecanlandım. Üzüntü verici yanı ise sırf bu yüzden dizi izlemeyi ertelerim. İzlediğiniz dizinin devamı yapılmayacaksa önceden izledikleriniz yarım kalıyor.

15 Eylül 2017 Cuma

Parfümün Dansı ve Koku Metaforu


Fantastik öykülerin ve bilim kurguların en güzel yanı, serüvenlerdir. Bu anlamda, Tom Robbins'in hayal gücünün sınırlarına ulaşmak olası bile değil. 

8 Ağustos 2017 Salı

Yaşamayı Öğrendiğim Gün


Hayatınızdaki her şey kötüye gidiyor.

Sahip olduğunuz değerleri ardı ardına kaybediyorsunuz.

Özel hayatınız kabusa dönerken, iş ortağınız hissenizi almak istiyor.

27 Temmuz 2017 Perşembe

Kırık Aynalardan Süzülen Sanat Işığı


Kırık aynaların üzerimde bıraktığı etkiyi geçen yıllara rağmen unutamam. Kalın buzlu camlarla toprağı eşelemek, baharda çıkan sarı çiğdemlerin köklerine doğru uzanmak, güneşe baktığımda gördüklerimi ha bire bir şeylere benzetmenin büyüsü çocukluk yıllarımdan kalmadır.

14 Temmuz 2017 Cuma

Sanat İnsan İçindir




Günümüzde popüler kültürün dayatmaları sanat anlayışının bir kez daha sorgulanmasına olanak tanır. Yıllardır tartışılmasına rağmen konuya son noktayı koyabilmek mümkün olmamıştır. Süregelen tartışmalar, “Sanat sanat için mi?”, “ Sanat toplum için mi?” görüşleri arasında hükmünü sürdürmeye devam ederken sanat toplumların ilerlemesinde önemli bir rol üstlenmiştir.

Albert Camus, "Dünya aydınlık olsaydı, sanat olmazdı." Der. Bu anlamda sanat insanların yaşamlarına yön veren kültürel bir araçtır.  Neye hitap ettiğine gelince, sanat hangi amaca hitap ederse etsin odak noktası insandır. Bir başka deyişle insan olmadan sanat yapılamaz da sergilenemez de. Yazılan eserleri okuyacak, filmleri, oyunları izleyecek kişi yoksa konu hakkında değerlendirmede yapılamaz.

12 Haziran 2017 Pazartesi

Su Altında Sanatsal Nefes


































Foto realizm akımından etkilenen sanatçının (Reishi Perlmutter) tablolarını gerçeklerden ayırmak olanaksız. Foto realizm (foto gerçekçilik, süper realizm, hiper realizm, hiper gerçekçilik, aşırı gerçekçilik) adıyla da anılıyor. Sanatçılar fotoğrafı tuvale yansıttıktan sonra üzerini boyayarak çalıştığı objelere gerçekmiş izlenimi vererek çalışmalarını tamamlıyor.

9 Haziran 2017 Cuma

Katya’nın Yazı








Tavan arasına her çıktığımda ayrı bir heyecanlanırım. Raflara sığdırılmış kitapların çok eski baskılarına, adı bile duyulmamış kitapların değişik zaman döngülerine rastladığımda, geçen zamana tanıklık ediyormuşum hissiyatına kapılırım. Her kitap yaşamın farklı izlerini yansıtırken, basım tarihleri, kitap kapakları o dönemin kurguları hakkında da bilgi verir.

6 Haziran 2017 Salı

Ümmiye KOÇAK, Türk Kadınının Öyküsünü Yeniden Yazdı

Reklamlardan anlamlı olanlarını hiçbir programa değişmem doğrusu.  Filli boyanın Dünya Kadınlar Günü için yaptığı duyarlı reklamın ardından şimdi de Ümmiye Koçak’ın Ronaldo ile ekran karşısına çıktığı reklam ilgimi çekti. Samimiyetiyle göz dolduran Anadolu kadınının tiyatro sevdası beni ziyadesiyle etkiledi doğrusu.

30 Mayıs 2017 Salı

Finlandiya'nın Aydınlanma Rehberi - Beyaz Zambaklar Ülkesinde



Beyaz Zambaklar Ülkesinde, İsveç ve Rusya arasında sıkışan Finlandiya'nın kalkınma uğrunda verdiği mücadeleleri anlatan bir kitap. Bataklıkları, sık ormanları nedeniyle ekilip dikilebilir arazisi yetersiz olan, yeraltı ve yer üstü kaynakları açısından fakir bir ülkenin, ilerleme yolunda verdiği mücadeleyi halk kahramanları Snelman'ın bakış açısıyla anlatıyor. 

Yıllarca İsveç egemenliği altında öz benliklerini unutup, ahlaki, sosyal ve ekonomik yönden sıkıntıları olan toplum, Snelman'ın özverili çalışmaları sayesinde adeta küllerinden yeniden doğuyor. Snelman, kalkınmanın tüm safhalarının eğitimden geçtiğine inanarak, halkı eğitmek için yoğun çabalar sarf ediyor. Halk kahramanı, köy köy dolaşarak öngördüğü çözümleri halka anlatırken, en ücra köyleri bile kütüphaneler ile donatmış. Aydın kesimi halk ile kucaklaşmaya davet eden Snelman'ın, Fin halkını günümüzde dahi imrenilen eğitim seviyesine ulaştırmak için giriştiği aydınlanma harekatı rehberlik niteliğindedir.

Halkın gözünde itibarını yitiren kışlayı ve orada verilen eğitimi yeniden gözden geçirerek radikal düzenlemeler yapılmasını sağlarken bu çalışmaları da yüksek oranda meyvesini vermiş. Uzun süre İsveç ordularının denetimi altında özünü yitiren Finlandiya ordusunun, Rus Çarlık ordusunun himayesine girmesiyle söz sahibi olmasını sağlamıştır.  Ancak ahlaki yönden güçlü temelleri olan toplumların sağlam inançları olabileceğini düşünerek papazlar aracılığıyla da halkın dini inançlarının güçlü ama gerçekçi temeller üzerinde oturtulmasını sağlamıştır. Snelman, salgın hastalıklar nedeniyle kayıplar veren halkının hastalıklara karşı bilinçlenmesi amacıyla sağlık memurlarının ve doktorların aileler ile yakın temas kurarak bire bir eğitim ortamı oluşturmalarına da katkıda bulunmuştur.

Kendi ülkelerinde disiplin ve çalışkanlıkları ile tanınan İsveç memurlarının, Fin halkına karşı kaba ve umursamaz tavırlarıyla davranmaları çoğu kişinin devlet kurumlarından hizmet almasını güçleştirirken, eğitim ve kültür anlayışı üst düzeye ulaşan Fin memurlarını yönetim amaçlı idarelere yerleştirmeleri çoğu sorunu da kökünden düzeltir.

Toplumun tüm kesiminin gösterdiği ilerleme ve kalkınma hususunda halkın ve Snelman'ın gösterdiği özveri sık sık Finlandiya'ya seyahat eden Rus yazar, Grigory Petrov'un gözünden kaçmamış, yıllardır gözlemlediği değişmeleri "Beyaz Zambaklar Ülkesinde" adlı eserinde dile getirmiştir. Asıl mesleği papazlık olan yazarın bu eseri dünyanın birçok ülkesinde beğenilerek çevrisi yapılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk, kitaptaki Fin halkının mücadelesini teşvik edici bulduğundan, askeri okulların müfredatına alınmasını sağlamıştır. Gerçek hayatı sunmasıyla beraber, Finlandiya'nın günümüzde de eğitim yönünden dünyanın sayılı ülkeleri arasında olması, Türkiye'deki okunurluğunu da artırmıştır.

Yalın anlatımı, eğitici içeriği, destansı yönleri, imkansızlıklara karşı sunulan çözüm önerileri nedeniyle bu kitap okunmalı diye düşünüyorum.

Kitaptan Alıntılar

💃Yeni toplumlar yeni şarkılar üretirler.

💃Finlandiyalılar şöyle diyorlar: Okul bizim en önemli varlığımızdır. Bizde ne sizdeki Ural madenlerinden ne de Sibirya altınlarından var. Doğa nimetlerinden mahrum bıraktığından her şeyi kendi gücümüzle yapıyoruz. Vatandaşlarımızdan ellerinden gelen her şeyi yapmalarını istiyoruz. Bu yüzden fabrikalarda çeliği işler gibi okullarda gençleri işliyoruz. Her şeyi okullarımıza borçluyuz. Okullarımız elimizden alınırsa, bizler mahvoluruz. 

💃Aydın olmak, modaya uygun kıyafetler giymek veya kolalı yakalık ve modern şapka takmak değildir.

💃Kenevirden nasıl halat yapıldığını biliyor musunuz? Öncelikle küçük kenevir liflerini alıp ince ipliklerini örüyorlar. Sonra bu ipliklerden birkaç tanesini birlikte büküp kalın ipler yapıyorlar. Birkaç kalın ipi bükerek halat haline getiriyorlar. Ve bu halatlar kocaman okyanus gemilerini rıhtımlara bağlayacak kadar sağlam oluyor. Bizim işimizde böyledir. Dağınık iyi niyetlerimizi bir araya getirip birleştirmek zorundayız ve bu şekilde iki milyonluk halkımızın aydınlanmasını sağlayabiliriz.

💃Saygıdeğer din adamları; düşmanınız olarak değil, inançlı bir insan gibi sizden rica ediyorum: Halkınızın gerçek koruyucusu olun! Sizin göreviniz sadece dini esasların doğru uygulanmasını sağlamak değildir. Sizin göreviniz ayinler yapıp, dini görevlerinizi yerine getirmek değildir. Peygamberler öncelikle halka temiz, iyi ve adil bir yaşam öğretiyorlardı.

💃Tanrısızlık, halkta olan bütün kutsal şeylerin ölümüdür. Ve bunun sonucunda moralsizlik, kaba bencillik, hırsızlık ortaya çıkar.

💃Sokrat'ın, Fidyas'ın ve Perikles'in günümüzdeki taraftarları hayat felsefesinin temeline şunları koydular, hiçbir şeyde aşırıya kaçma!

💃İnsanları şehir dışına çıkarmak gerek. Onları koşmaya, atlamaya, çimlerle iç içe olmaya zorlamalı. Derin nefes almayı öğretmeli.

💃Finlandiya gençliği unutmayın, sizin göreviniz topu yükseğe ve uzağa atmak değil, halkınızı yükseğe çıkarmaktır. Vatanınızı hızlı bir şekilde geliştirmektedir.

💃 Çocuğun aklı, kalbi, ruhu işlenmemiş bir tarla gibi kalır. Buraya hiçbir şey ekili değildir.

💃Çocuğu olan her aile, yanan bir çalıdır.

💃Lev Tolstoy'a göre, Hayattaki düzensizliğin sebebi, herkesin iyi bir düzene sahip olmak istemesidir ama kimse hayatı düzenlemek istemiyor. Herkes yaşamdan almak istiyor, kimse ona bir şeyler vermeyi düşünmüyor. Hayata bencil, soyguncu, sömürücü parazit olarak adım atıyorlar. Hayatın anlamını bu parazitlikle görüyorlar.

💃Robinson şunları öğretiyor, insan dünyanın ve dünyadaki yaşamın efendisidir. İnsan, insan zekası, onun iradesi ve bilgeliği, doğanın bütün karanlık güçlerinden daha güçlüdür.

💃Halkın çoğunluğunun eğitimsiz olması devletin zararınadır; Hırsızlık, gasp, cinayet bundan doğar.

💃Bilgi olmadan, bilgiye sevgi duymadan, öğrenme isteği olmadan, güzellik ihtiyacı olmadan sanat olmaz.


                               ⏩ Keyifli Okumalar ⏪



*Fotoğraflar, google'dan